Give somebody the dope türkçesi Give somebody the dope nedir

  • Bilgi vermek.

Give somebody the dope ingilizcede ne demek, Give somebody the dope nerede nasıl kullanılır?

Give : Dogruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Esnemek. Düzenlemek. Ödemek. Bahşetmek. Gitmek. İtiraf etmek. Armağan etmek. Yapıvermek.

Somebody : Önemli birisi. Şahsiyet. Bazısı. Biri. Kimisi. Kimse. Bir kimse. Birisi. Önemli kimse.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Dope : Halletmek. Dinamit yapımında kullanılan madde. Verniklemek. Uyuşturucu vermek. Çiriş. Tahmin etmek. Esrar. Salak. Önceden kestirmek. Uyuşturucu madde.

Give somebody the bag : Kovmak.

Give somebody the bird : Islıklamak. Yuhalamak.

Give somebody the bum steer : Yanlış bilgi vermek.

Give somebody the chuck : Kovmak. İşten atmak. El çektirmek.

Give somebody the benefit of : Yararlandırmak.

İngilizce Give somebody the dope Türkçe anlamı, Give somebody the dope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give somebody the dope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clears : Berraklaşmak. Elde etmek. Boşaltmak. Aşmak. Gidermek. Açmak. Kapatmak. Kurtarmak. Seyretmek (gemi). Dağılmak.

 

Charge : Suçlamak. Üzerine atmak. Hücum etmek. Suçlama. Şarj etmek. Şarj. İtham etmek. Saldırmak. Taarruz. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.

Acquaint : Bilmek. Haberdar etmek. Bildirmek. Tanıtmak. Haber vermek. Vakıf olmak. Tanışmak.

Apprize : Değerini yükseltmek. Değer vermek. Fiyat saptamak. Haber vermek. (eski kullanım) tahmin etmek. Değer biçmek. Söylemek. Haberdar etmek. Bildirmek.

Acquainting : Haber vermek. Bildirmek. Tanıtmak.

Apprise : Bildirmek. Söylemek. Haber vermek. Haberdar etmek.

Break news : Haberleri söylemek. Haber sunmak. Haber aktarmak. Haber vermek. Haberleri aktarmak.

Apprising : Haber vermek. Haberdar etmek. Söylemek. Bildirmek.

Apprized : Söylemek. Haber vermek. Bildirmek. Değer vermek. Değerini yükseltmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Fiyat saptamak. Haberdar etmek. Değer biçmek.

Apprised : Haber vermek. Söylemek. Bildirmek. Haberdar etmek.

Give somebody the dope synonyms : acquaints, apprises, cleared, clearing up, apprizes, clear up.