Gluts türkçesi Gluts nedir

Gluts ingilizcede ne demek, Gluts nerede nasıl kullanılır?

Glut oneself : Tıka basa yemek.

Glut the market with : Piyasayı aşırı miktarda mala boğmak.

Dollar glut : Aşırı dolar bolluğu. 1950’li yılların sonunda abd dışında batı avrupa ve japonya gibi bazı ülkelerin para otoritelerinin ellerindeki aşırı dolar rezervleri. Dolar bolluğu.

Glut : Aşırı doldurmak. Boğmak. Bolluk. Taşırmak. Fazla doyurmak. Tıka basa doldurmak. Furya. Fazla doldurmak. Tıkamak. Doldurmak.

Glutamate : Glutamik asidin tuz, ester veya anyonik formu. Glütamat. Glutamik asit tuzu veya esteri (kimya). Glutamat.

Glutaminic acid : Merkezi sinir sisteminin bütün bölgelerinde nörotransmitter olarak iş gören bir aminoasit, glütamat. Glutamik asit. Glütamat. Glutaminik asit. Glütamik asit.

Glutaminase : Glutaminin glutamat ve amonyum iyonlarına dönüşümünü katalize eden bir enzim. oluşan amonyumun pek çoğu üreye dönüştürülür. Glutaminaz.

Glutamine phosphoribosyl pyrophosphate amidotransferase : Pürin nükleotitlerin üretiminde ilk ve hız sınırlayıcı basamağı katalize eden enzim. Glutamin-fosforibozil pirofosfat amidotransferaz.

Glutamic : Glütenle ilgili. Yapışkan maddeyle ilgili. Glutamik. Glütamik.

 

Glutamic acid : Glütamat. Merkezi sinir sisteminin bütün bölgelerinde nörotransmitter olarak iş gören bir aminoasit, glütamat. Glutamik asit. Glütamik asit.

İngilizce Gluts Türkçe anlamı, Gluts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gluts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eat : Yemek yemek. Zıkkımlanmak. Tüketmek. Çürütmek. Buyurmak. Çok yemek yemek. İçmek (çorba). Aşındırmak. Bitirmek. Yemek.

Fortitude : Tahammül. Cesaret. Salabet. Sebat. Dayanıklılık. Metanet. Sabır. Yüreklilik.

Bungs : Fıçı tapası. Fırlatmak. Savurmak. Tıpa. Hırpalamak. Tapalamak. Tıkaç. Ağzını tıpa ile kapamak. Dövmek.

Encumbered : Yoluna taş koyulmuş. Engellenmiş. İpotekli. Mani olunmuş. Yüklenmiş. Engel olmak. Zorunluluk veya sorumluluk altında bırakılmış. Yüklü. Engellemek.

Encumbering : Yüklemek. Engellemek. Engel olmak. Sorumluluk yüklemek. Engel olma.

Calk : Başlı buz çivisi. Kalafatlamak. Buzmıhı gemi. Kaymayı önleyen çivi. Buz mıhı. Kalafat etmek.

Bunging : Tapa. Tapalamak. Tıpa. Dövmek. Hırpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpalamak. Savurmak. Fırlatmak.

Inundate : Su basmak. Garketmek. Sel basmak. Gark etmek.

Burked : Ölmüş. Susturmak. Örtbas etmek. Bastırmak.

Gumption : Yüreklilik. Girişkenlik. Aklı selim. Sağduyu ve beceriklilik. Pratiklik. Sağduyu. Beceriklilik. Cesaret.

Gluts synonyms : gormandise, scarf out, pig out, choke up, crams, clutter up, gorge, cluttering, chock, engorge, overgorge, completing, crowd, overeat, congesting, completes, ingurgitate, englut, inundates, cover in, clogs, congest, satiate, clutters, glut, backbone, block up, crowds, cram, burke, gormandize, chokes, grit.

Gluts zıt anlamlı kelimeler, Gluts kelime anlamı

Mild : Ilık. Ilımlı. Zarif. Yavaş. Halim. Küçük yumru. Nazik. Yumuşak. Kibar. Mazlum.