Godsends türkçesi Godsends nedir

  • Talih kuşu.
  • Devlet kuşu.
  • Beklenmeyen lütuf.
  • Mucize.
  • Beklenmedik zenginlik.
  • Gökten gelen refah.
  • Beklenmedik nimet.
  • Hızır gibi yetişen şey.
  • Ganimet.
  • Hızır gibi yetişen devlet kuşu.

Godsends ingilizcede ne demek, Godsends nerede nasıl kullanılır?

Godsend : Hızır gibi yetişen şey. Gökten gelen refah. Beklenmeyen lütuf. Talih kuşu. Beklenmedik nimet. Büyük şans. Düşeş. Ganimet. Nimet. Beklenmedik zenginlik.

Seven gods of fortune : Japonya'da insanlara iyi şans ve mutluluk getirdiğine inanılan seçme tanrılar grubu (ebisu, daikokuten, bishamonten, benzaiten, fukurokuju, jurojin ve hotei). (japonya) yedi iyi şans tanrısı. Talihin yedi tanrısı.

A feast for the gods : Şahane bir ziyafet.

In the lap of the gods : Allah'a kalmış. Allaha kalmış.

Twilight of the gods : Tanrıların alacakaranlığı. Tanrılarla devlerin savaşı (mitoloji terimi).

Godship : Kutsal olma. Tanrıça. (mizah) tanrıya benzer kişiye istinaden kullanılan unvan. Tanrı. Tanrılık. Tanrı derecesi veya durumu. Kutsallık.

Godspeed : İyi yolculuklar!. Allah yardımcın olsun. Başarı ve bol şans (yolculuk veya yeni girişimde bulunan kimseye sözlenen söz). Allah yardımcın olsun!. Tanrı yolunu açık etsin. Yolun açık olsun.

Gods : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üst asma kat. Eski yapı büyük sinema salonlarının en üstünde, bütün balkonlardan sonra yer alan balkon. Tiyatroda veya operada zemin seviyesi üzerinde ilk oturma sırasında olan yükseltilmiş balkon. Üst balkon. (resmi olmayan) toplantı salonunun ikinci katı. Birinci balkon. Büyük tiyatro yapılarında tavana yakın, sahneye en uzak olan en ucuz seyir yeri.

 

Bid somebody godspeed : Yol açıklığı dilemek. Uğurlamak. Yolcu etmek.

Godsons : Vaftiz oğlu.

İngilizce Godsends Türkçe anlamı, Godsends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Godsends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Portents : Belirti. Haberci. Alamet. Delalet. Kehanet. Kötülük belirtisi. Kötüye işaret. İşaret.

Gravies : Yemek sosu. Açıktan para. Salça. Sos. Et suyu. Beklenmedik şans. Etin pişerken saldığı su.

Capture : Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Aynen almak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Kapma. Ele geçirmek. Tutmak. El koymak. Yakalamak. Özelliğini yitirmeden korumak. Çekim alanına almak.

Bonanzas : Zengin maden. Zengin. Zengin maden damarı. Çok karlı iş. Beklenmedik kazanç. Kazanç kaynağı. Refah. Zengin maden yatağı. Bolluk.

Gold rush : Devletkuşu. Altın akını. Altına hücum. Beklenmedik şans.

Prodigies : Harika. Olağanüstü şey. Deha. Dahi.

Bunce : Beklenmedik şans. İyi şans getiren ani olay. Kazanç kaynağı. Para (argo terim). Bolluk. Beklenmedik iyi şans. Para.

Trophy : Yadigar. Zafer hatırası. Av. Yarışmacıya verilen ödül. Av hayvanı başı. Hayvan başları ile süslemek. Andaç. Hatıra. (ödül olarak verilen) kupa.

 

Happening : Vuku. Olay. Doğaçlama. Olma. Olmak. Hadise. Vaka. Vaki. Arız.

Haul : Çekme. Çekiş. Bir ağdan çıkan balık miktarı. Çekmek. Sürüklemek. Taşımak. Ağ ile balık tutmak. Vurgun. Yön değiştirmek.

Godsends synonyms : occurrent, miracles, godsend, miracle, spoil, theurgies, pennies or manna from heaven, marveling, spoils, booty, manna from heaven, plunder, finger of god, marveled, loots, natural event, theurgy, trophies, marvel, windfall, marvels, occurrence, windfalls, portent, good luck, gift from heaven, stroke of luck, prodigy, boom, thaumaturgy, loot, bonanza, gravy.