Going public türkçesi Going public nedir
- Halka açılmak.
- Piyasaya hisse senedi sürmek.
- Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için borsalar veya örgütlenmiş diğer piyasalar aracılığıyla halka çağrıda bulunulması.
- Bilgileri halka açıklamak.
- Halka açılma.
- İktisat alanında kullanılır.
Going public ingilizcede ne demek, Going public nerede nasıl kullanılır?
Going : Gidişat. Tempo. Ayrılış. Çalışan. Basamak genişliği. Giden. İlerleme hızı. Başarılı (iş). Satılan (mal). Şu anki.
Public : Halk için. Milli. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Halka açık. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Herkese ait. Bar. Ahali. Ulusal. Otel.
Going concern : Faaliyetini sürdürmekte olan işletme. İyi durumda bulunan ticari girişim. İşletmenin sürekliliği varsayımı. Kar eden işletme. Başarılı işletme. Karlı işyeri. Kar eden ticari kuruluş. İşletmenin sürekliliği prensibi. Süreklilik. İyi iş yapan şirket.
Going convern : Çalışan ortaklık. Tecimsel çalışmaları süregelen ortaklık.
Going over : Azar. Muayene etme. Elden geçirme. İyice gözden geçirme. Paylama. Detaylı inceleme. Azarlama. Kontrol etme. Temiz dayak.
Going price : Piyasa değeri. Şimdiki fiyat.
İngilizce Going public Türkçe anlamı, Going public eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Going public ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Floatation : Dalgalanma. Bir işe başlama eylemi. Tahvil satışı. Tahvil emisyonu. Tahvil ihracı. Tahvil ihraç etme. Denize indirme. Yüzme.
Public issue : Halka açık ihraç. Kamusal sorun.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Public offer : Halka arz.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Going public synonyms : a change in demand, a change in supply, ipo, a type mutual funds, a change in individual demand, go public, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a shift in demand, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, initial public offering.

Bu kısımda Going public kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Going public ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Going public anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Going public ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.