Gone off türkçesi Gone off nedir

  • Çıkıp gitmek.
  • Patlamak.
  • İzin almadan gitmek.
  • Başlamak.
  • İşlemez olmak.
  • Çıkmak.
  • Yemek çürümek.
  • Uyumak.
  • Çürümek.
  • Ateş almak.
  • Ekşimek.
  • Bozulmak.
  • Kesilmek.
  • Ses çıkarmak.
  • Sönmek.
  • Çoğalmak.
  • Geçmek (bir olay belirli bir şekilde).
  • Kahkahayı basmak.
  • Sönmek (ışıklar veya kalorifer).

Gone off ile ilgili cümleler

English: Since Janet died, her husband has really gone off the deep end.
Turkish: Janet öldüğünden beri kocası öfkeden deliye döndü.

English: Oh, the electricity has gone off.
Turkish: Oh, elektrik kesildi.

English: Where on earth can he have gone off to at this time of day?
Turkish: Allah aşkına o, günün bu saatinde nereye gitmiş olabilir.

English: Anyone know where Nikolai's gone off to?
Turkish: Nikolai'nin nereye gittiğini bilen biri var mı?

English: The new couple have gone off to Hawaii on their honeymoon.
Turkish: Yeni çift balayında Hawaii'ye gitti.

Gone off ingilizcede ne demek, Gone off nerede nasıl kullanılır?

Gone : Bozulmuş. İlerlemiş. Aşık. Kayıp. Bozuk. Sevdalanmış. Gitmiş. Heyecanlı. Ümitsiz. Geçmiş.

Off : Öldürmek. Dışında. Azalmak. Kapalı. Çıkarmak. Soğutmak. Baş. Kalkmak. Başlangıç.

Gone away : Defolmak. Gitmek. Defolup gitmek.

Gone up : Yükseğine gitmek (okul). Yukarı gitmek. Yukarıya çıkmak. Açılmak (perde). Artmak. Havaya uçmak. Yükselmek. Yükselmek (fiyat). Tırmanmak. Yokuş çıkmak.

 

Goneness : Açlık nedeniyle zayıflık. Zayıflık. Bitkinlik. Baygınlık. Güçsüzlük. Bitkin olma durumu. Kuvvetsizlik.

Goner : Gidici kimse. Gidici. Yolcu. Ölmek üzere kimse. Hapı yutmuş.

İngilizce Gone off Türkçe anlamı, Gone off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gone off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflates : Havasını boşatmak. Boşaltmak (havasını vb). Yükselişe müdahale etmek. Gazını boşaltmak. Söndürmek. Burnunu sürtmek. Düşürmek. Yükselişe müdahele etmek. Gururunu kırmak.

Detonates : Patlatmak. Patlatmak (bomba vb). İnfilak etmek. Şiddetle patlamak. İnfilak ettirmek.

Bust : Kırmak. Becerememek. Rütbe indirmek. Tartışmak. İflas ettirmek. Parçalamak. Mahvetmek. Patlatmak. Tutuklamak.

Addle : Kafa karıştırmak. Cılk. Bozmak. Çürütmek. Çürük. Kokmak. Bozulmak (yum.). Şaşırtmak.

Fall asleep : Uyuyup kalmak. Çöküp kalmak. Bitip tükenmek. Yorgunluktan bitkin düşmek. Uyuyakalmak. Uykuya dalmak. Dalmak.

Beeped : Düdük sesi. Bip sesi. Sesli uyarı. Bip. Uyarı sesi. Sesle uyarmak. Korna sesi. Düt. Korna çalmak.

Blight : Afet. Kötü izlenim bırakmak. Bozmak. Küf. Kötü etki. Felaket. Keşmekeş (argo terim). Çöküntü bölgesi. Kurutmak. Boşa çıkarmak.

Climbed : Yükselmek. Aşama kaydetmek. Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak.

Becomes : Olmak. Uymak yakışmak. Haline gelmek. Yaraşmak. Laşmak. Güzel durmak. Leşmek.

Acetify : Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek. Ekşit. Ekşitmek. Asetikleştirmek.

Gone off synonyms : go bad, embark upon, curdless, commence, soured, enter into, blow, burst out laughing, deflate, let out, bursts, acetifies, accumulate, fizzle out, busted, accrues, kindled, kindle, ignited, erupt, guffawing, clots, become putrid, bed down, break out, sours, get to sleep, be interrupted, be asleep, acetified, accumulates, have rest, be embarrassed.