Goneness türkçesi Goneness nedir

Goneness ingilizcede ne demek, Goneness nerede nasıl kullanılır?

Gone away : Gitmek. Defolup gitmek. Defolmak.

Gone off : Yemek çürümek. Ses çıkarmak. Uyumak. Sönmek. Çoğalmak. Çıkıp gitmek. İşlemez olmak. Ateş almak. Patlamak. Başlamak.

Gone up : Yukarı gitmek. Patlamak. Yukarıya çıkmak. Yokuş yukarı çıkmak. Açılmak (perde). Yükseğine gitmek (okul). Artmak. Londra'ya gitmek. Havaya uçmak. Yükselmek.

Connection has gone down : Bağlantı koptu.

All gone : Hiç kalmamış. Tümü veya hepsi bitmiş.

Antigone : Antigon. Odipus'un. Babasına itaatsizlik eden ve idama mahkum edilen kızı (yunan mitolojisi).

Gone : Aşık. Ölmüş. Ümitsiz. Mahvolmuş. Bozuk. Hamile. Kayıp. İlerlemiş. Bozulmuş. Yok olmuş.

Goners : Hapı yutmuş. Gidici. Gidici kimse. Yolcu. Ölmek üzere kimse.

She is nine months gone : Dokuz aylık gebe.

Clean gone : İz bırakmadan gitmiş.

İngilizce Goneness Türkçe anlamı, Goneness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goneness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Languidness : Duygusuzluk. Yavaşlık. İsteksizlik. Uyuşukluk. Kuvvet veya enerji eksikliği. Kayıtsızlık. Ağırlık. İlgisizlik. Tembellik.

 

Jejuneness : Tecrübesizlik. Delikanlılık. Besin değeri olmama niteliği. Sönüklük. Çocukluk. Uysallık. Gelişmemiş olma. Olgun olmama. Toyluk.

Fatigue : Ayakta duramama. Dayanıklılığını yitirme. Yorulma. Kağşama. Argınlık. Maden yorgunluğu. Kırıklık. Biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Tükenmişlik.

Soundness : Bir ölçme aracıyla elde edilen ölçümlerin yüksek güvenirlik ve geçerlik düzeyinde kazandığı süreğenlik. Selamet. Doğruluk. Sağlık. Mükemmellik. Esenlik. Seslilik. İyi durumda olma. Geçerlilik. Yasallık.

Boniness : Kuruluk. Süzgünlük. Zayıf olma. Sıskalık. Kılçıklılık. Kemiklilik. Kemik baskınlığı durumu.

Quality : Ses rengi. Çeşit. Nitelik. Soyluluk. Mizaç. Kabiliyet. Kaliteli. Özellik. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik.

Delicacies : Nefis yiyecek. Nezaket. Alçakgönüllülük. İncelik. Duyarlılık. Hassaslık. Leziz lokma.

Enervation : Zayıflatma. Gevşeklik. Enervasyon. Kuvvetten düşürme. Moral bozukluğu.

Wiseness : Akıllılık.

Unity : Birleşme. Vahdet. Bütünlük. Anlaşma. İttifak. Ahenk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birlik. Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu. bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum. Ünite.

Goneness synonyms : indistinguishability, atony, better, insensibility, adynamia, benefit, effeteness, swoon, asthenia, deadness, impotence, comas, optimum, lack of power, impotencies, diathesis, impuissance, frazzle, desirability, frazzles, wisdom, disability, inabilities, stupor, frailness, debility, gracility, worthiness, fainting spell, emaciation, droopiness, crankiness, good.

 

Goneness zıt anlamlı kelimeler, Goneness kelime anlamı

Unsoundness : Sıhhatsizlik. Hasta olma. Çürüklük. Sağlıksızlık. Sakatlık. Bozukluk. Güvenilmezlik. Geçersizlik.

Unworthiness : Değersizlik. Kıymetsizlik. Saygı hak etmeme durumu. Değersiz olma durumu. Layık olmama.

Bad : Kem. Sert. Bozuk. Berbat. Rahatsız. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Terbiyesiz. Çürük. Şanssızlık.

Goneness antonyms : badness, undesirability, dislike.

Goneness ingilizce tanımı, definition of Goneness

Goneness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Faintness, especially as resulting from hunger. A state of exhaustion.