Good looking türkçesi Good looking nedir

Good looking ile ilgili cümleler

English: This man is good looking.
Turkish: Şu adam yakışıklı.

English: He's so good looking!
Turkish: O çok yakışıklı!

English: He's really good looking.
Turkish: O gerçekten yakışıklı.

English: That lady is very good looking.
Turkish: O hanım çok güzel gözüküyor.

English: Ali plays in a band, and is very good looking.
Turkish: Ali bir grupta çalıyor ve çok yakışıklı.

Good looking ingilizcede ne demek, Good looking nerede nasıl kullanılır?

Good : Sağlam. Güzel. Çıkar. Emin. Çok. Doğruluk. Sağlığa yararlı. Dolu dolu. Yarar. Sağlamlaştırmak.

Looking : Bakmak. Bakma. Görünme. Ummak. Bakarak. Görünmek. Göstermek. Bakış. Aranıyor. Ümit etmek.

Good afternoon : İyi akşamlar. Tünaydın.

Good agriculture practices : Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır. İyi tarım uygulamaları.

 

Good and : Tamamen. Fazlasıyla. Bütünüyle. Çok.

Good appetite : Afiyet olsun.

İngilizce Good looking Türkçe anlamı, Good looking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Good looking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attractants : Çekici (madde). Çeken madde. Atraktant. Çeken.

Goodly : Debdebeli. Dolgun. Hoş görünüşlü. Epey büyük (bir miktar). Çok hoş. Epeyce.

Bon : Elverişli. Sevecen (fransızca). İyi.

Catchiest : Hileli. Alımlı. Hoş. Akılda kalıcı. Kolayca akılda kalan. Akılda kolay kalan. Aldatıcı. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan.

Adorable : Tapınılacak. Sevimli. Çok güzel. Şirin. Çok güzel ve sevimli. Tapılacak. Tapılası.

Breakdown lorry : Araçları bozuldukları yerde onarma amacıyla, onarım takımlarıyla donatılmış taşıt. Onarım aracı. Tamir kamyonu. Arıza kamyonu. Çekici araç. Kurtarıcı.

Gainly : Faydalı. Artarak. Memnun edici. Zarif. Hoş. Kazançlı bir şekilde.

Endearing : Müşfik. Sevecen. Alımlı.

Catching : Cazibeli. Yakalayış. Sari. Bulaşıcı. Yakalama. Kapma.

Bonnier : Zarif. Hoş. Gürbüz. Sevimli. Sıhhatli. Sağlıklı. İyi. Yeterli. Göze hoş görünen.

Good looking synonyms : jimp, alluring, shapely, appealing, affinitative, becoming, beauties, handsome, beauteous, personable, bonny, becomings, allures, arrestive, cannier, attractant, bonnie, beauty, beauty queen, allured, canniest, comely, canny, catchy, bona, attractor, handsomer, comelier, handsomest, attractive, beautifully, nice looking, fine looking.