Grackles türkçesi Grackles nedir

Grackles ingilizcede ne demek, Grackles nerede nasıl kullanılır?

Grackle : Sığırcık. Bir kuş türü.

Grace : Güzellik. Şereflendirmek. Lütfetmek. Şeref vermek. Kayra. Şükran duası. Zarafet. Donatmak. Lütuf. Onurlandırmak.

Grace period : (kredi vb) ödemesiz dönem. Bağışlama günleri. Hoşgörü süresi. Mühlet. Bir yükümlülüğü yerine getirmek için zaman sınırının uzatılması. Kanuni süre. Bir borçlanma işleminde kredinin işlemeye başladığı tarihten itibaren anlaşma gereği ana para ve/veya faiz ödemelerinin yapılmadığı dönem. Atıfet günleri. Vadesi gelen bir senedin ödenmesi için borçluya tanınan süre. Bir görevlinin performansının değerlendirilmediği dönem.

Graced : Süslemek. Onur vermek. Lütfetmek. Şereflendirmek. Teşrif etmek.

Graceful : Endamlı. İncelikli. Nazik. Vakur. Güzel. Latif. Zarif. Dal gibi. Ağırbaşlı. Nezaket sahibi.

Gracefully : Zarafetle. İncelikle.

Gracefulness : Nezaket. Zarafet. Zariflik. İncelik.

Gracilis : Zarif. İç kalça kası. Grasilis. İnce kas. İnce. İnce, zarif, zayıf, narin.

Gracile : İnce yapılı. Grasil. Zayıf. İnce. Narin.

Graceful degradation : Dereceli kötüleşme. Kabullenilir verim düşüşü. Kontrollü azalma. Dereceli işlev yitimi. Aşamalı kötüleşme. Dereceli bozulma.

 

İngilizce Grackles Türkçe anlamı, Grackles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grackles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noise : Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Zımbırtı. Gürültü. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Gürültü etmek. Velvele. Şamata. Ses. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Decrepitation : İçindeki suyun genişlemesi nedeniyle ısıtılan kristallerin kırılması. Tuz gibi maddelere yapılan kavurma işlemi. Parçalanma. Kristal çatlaması. Isınma nedeniyle çatlama veya dağılma.

Starlings : Köprü ayağının etrafına çakılan kazıklar. Sığırcıkgiller. Köprü mahmuzu. Köprü destek kazıkları. Bayağı sığırcık. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımından, gagaları düz ya da hafif kıvrık, kanatları uzun ve sivri, böcek ve meyvelerle beslenen, 125 kadar türü bulunan bir familya. sığırcık (sturnus vulgaris), ala sığırcık (s.roseus) iyi bilinen türleridir. Çekirgekuşu.

Starling : Köprü mahmuzu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, sığırcıkgiller (sturnidae) familyasından, 21 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara renkli olup erguvani ve yeşil parıltılar gösteren, palearktik bölgede orman ve parklarda yaşayan bir tür. Köprü ayağının etrafına çakılan kazıklar. Bayağı sığırcık. Köprü destek kazıkları. Çekirgekuşu.

 

Fancy : Kuruntu. Tasavvur etmek. Süs. Moda. Sevmek. İmgelem. Bayılmak (sevmek vb). İstemek. Aşırı. Sanmak.

Crackling : Çatırtı. Kıkırdak. Çatlama. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Cazırtı. Hışırtı. Kızarmış jambon kabuğu. Çatırdama. Güzel veya çekici kadın. Çıtırtı.

White crow : Beyaz karga. Nadir olan. Alışılmadık olan. Çok rastlanmayan.

Crepitation : İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses. Çatırdama. Hırıltı. Çıtırdama. Derialtı amfizeme basılarak duyulan ses. Krepitasyon.

Grackles synonyms : grackle.

Grackles zıt anlamlı kelimeler, Grackles kelime anlamı

Plain : Süssüz. Düzlük. Yalın. Ova. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Düz. Açıklık. Sade. Vuzuh. (sürekli) şikayet etmek.

Tracked : İzini aramak. İzlenen. Tırtıllı. İz bırakmak. Takip etmek. İzlemek. Palet takmak (araç). Paletli. Ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.). Ray döşemek.