Granulocytic türkçesi Granulocytic nedir
- Granülositik.
- Granülositlere ait olan.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Granulocytic ingilizcede ne demek, Granulocytic nerede nasıl kullanılır?
Granulocytic leucemia : Granülositik lösemi. Kemik iliğinin miyeloid serisinden yani granülositlerden köken alan, şiddetli anemi, iştahsızlık, zayıflama, düşkünlük ve ateşle belirgin, seyrek rastlanan tümöral hastalık, miyeloblastik lösemi, miyeloid lökozis.
Granulocytic sarcoma : Nötrofil veya eozinofil granülositlerin öncü hücrelerinden köken alan, kemik iliği dışındaki organlarda ve birçok odakta gelişen, içerdiği miyeloperoksidazların havayla temasında geçici olarak genellikle yeşil renkte boyanan kötücül tümör, klorom. köpeklerde en çok akciğer, deri ve bağırsaklarda rastlanır. Granülositik sarkom.
Human granulocytic ehrlichiosis : Amerika birleşik devletleri ve avrupada insanlara ıxodes cinsi kenelerle taşınan ehrlichia equi ve e. phagocytophilanın neden olduğu grip benzeri belirtilerle seyreden bazen ölümcül olabilen hastalık. İnsanların granulositik erlişhiozisi.
Heterophile granulocyt : Heterofil granulosit. Nötrofil granulosit.
Granulocyte : Tanecikli akyuvar. Granülosit. Sitoplazmasında granüller bulunan akyuvar (bijoloji). Granulosit. Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler. Kanda granülosit sayımı.
Granulocytus neutrophilicus : Asit ve baz boyalarla boyanmayan, granülleri kanatlı, tavşan ve kobayda ise boyanarak psödoeozinofil granulosit adını alan beyaz kan hücresi, heterofil granulosit. vücutta yangı bölgelerine giderek mikroorganizmaları fagosite ederler. Nötrofil granulosit.
Granulocytopoiesis : Granülositopoiez. Granülosit yapımı. Kemik iliğinde granülosit olma yönünde uyarılan hücrelerin hemositoblastuslardan bölünerek sırasıyla miyeloblastus, promyelositus ve metamiyelositusların biçimlenmesi. poietinlerin etkisi altında bölünmeler sonucu nötrofil, eozinofil ve bazofil granülositler ortaya çıkar.
Granulocytopenia : Kanda granülosit hücrelerinin azalması. Agranülositozis. Granülositopeni. Akyuvarsızlık.
Granulocytopathy : Granülositopati. Granülosit serisindeki hücrelerin herhangi bir bozuluğu.
Bovine granulocytopathy syndrome : Holştayn ırkı sığırlarda, gelişme geriliği, deri yangısı, ağız ülserleri, anemi, lökositozis, lenf yumrularında fibrozis, kalıcı nötrofilik lökositozisli anemi ve tekrarlayan enfeksiyonlarla belirgin kronik seyirli, çekinik kalıtsal bir hastalık. Sığırların granülositopati sendromu.
İngilizce Granulocytic Türkçe anlamı, Granulocytic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Granulocytic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.
Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak.
Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.
Granulocytic synonyms : abamectin, abdominal distention, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, a c syndrom, abdominal fat necrosis.

Bu kısımda Granulocytic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Granulocytic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Granulocytic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Granulocytic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.