Gratins türkçesi Gratins nedir

Gratins ingilizcede ne demek, Gratins nerede nasıl kullanılır?

Au gratin : Ograten. Rendelenmiş peynirle pişirilen. Ograten (aşçılık). Hafif üstü fırında kızartılmış. Üstü fırında kızartılmış.

Gratin : Kabuk bağlamış. Kabuklu. Kaplı. Örtülü. Kaplanmış (fransızca). Kapalı.

Grating : Rendeleme. Cırlak. Ağ. Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır. Taban ızgarası. Sahne parmaklığı. Sahne çiti. Demir parmaklık. Izgara. Boru süzgeci.

Grating spectrum : Ağ tayfı. Ağ izgesi. Optik ağlardan elde edilen tayf. Şebeke tayfı.

Gratingly : Gıcırdayarak. Yıpratıcı bir şekilde. Baskıcı bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Ahenksiz bir şekilde. Kulak tırmalayıcı bir şekilde.

Gratings : Taban ızgarası. Rendeleme. Kulağı tırmalayan. Parmaklık. Şebeke. Pencere kafesi. Kafes. Boru süzgeci. Demir parmaklık. Izgara.

Crystal grating : Buzsul ağı. Kristal ağı. Buzsulların yapısal düzenlenimleri ile x-ışınları için oluşturdukları kırınım ağı.

Ultrasonic space grating : Bir ortam içinde sesüstü duran dalgaların oluşturduğu ağ. bu ağ ile ışık kırınımı elde edildiği gibi sesüstünün değişik ortamlardaki hızı ölçülür. Ultrasonik uzay şebekesi. Sesüstü uzay ağı.

 

Cointegrating rank test : Eştümleşim kerte sınaması.

Cointegrating regression : Eştümleşim bağlaşımı.

İngilizce Gratins Türkçe anlamı, Gratins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gratins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Topped : Üstlü. Üstünü kapamak. Kapamak. Aşmak. Birinci olmak. Alt etmek. Geçmek.

Cloudiest : Hareli. Töhmet altında. Dumanlı. Belirsiz. Kapanık. Damarlı (ağaç). Açık olmayan. Bulutlu. Muğlak.

Mark : Çizgi. İşaretlemek. Lekelemek. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Marke etmek. Markos. İşaret etmek. Hedef. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Markalamak.

Coverts : Örtü tüyü. Saklanılan yer. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Kaplama. Kuşlak. Saklı. Sığınak. Avlak.

Reevaluation : Tekrar değerlendirme.

Cloudy : Hareli. Muğlak. Damarlı (ağaç). Açık olmayan. Töhmet altında. Dumanlı. Bulanık. Kapanık. Bulutlu.

Delitescent : Gizli. Gizlenen. Belirti göstermeyen. Aktif olmayan hastalık. Gizlenmiş olan.

Valuation : Değer. Bir özdek, bir nesne, bir malın para ile çözümlenen değişim değerini saptama. Fiyat. Değerlendirme. Kıymet takdiri. Biçilen değer. Keşfini yapma. Ekspertiz. Kıymet.

Appraisal : Bir filmin çeşitli yönlerden taşıdığı özellikleri ayırt edip, çözümleyip film konusunda bir yargıya varma. özellikle, yetkili bir kurulca bu yolda varılmış ve gerekçeleriyle açıklanmış yargı. Tahmin. Değerlendirme. Kıymet takdiri etmek. Kıymet takdiri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değerlendirmek. Değer biçme. Ekspertiz. Kıymet takdir etme.

 

Backed : Arkalıklı. Desteklenmiş. Astarlanmış. Arka çıkılmış. Yardım edilmiş. Arkası olan. Astarlı.

Gratins synonyms : bond rating, cliquey, barrier, mantled, plated, grate, coated, closed, hush hush, cryptic, radiator grille, assessment, undervaluation, confined, enc, clad, overvaluation, thick with, score, enclosed, covert, pricing, grade, cloudier, collapsed, cliquiest, cliquier, covered up, covered, faced, closer, grille, blocked.

Gratins zıt anlamlı kelimeler, Gratins kelime anlamı

Dissatisfy : Küstürmek. Memnun etmemek. Tatmin edememek. Hoşnut etmemek. Tatmin etmemek. Bir şeyden memnun olmamak. Memnun edememek. Doyuramamak.

Displease : Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmemek. Darıltmak. Sinirlendirmek. Canını sıkmak. Kızdırmak. Gücendirmek.

Discontent : Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk. Üzücü şey. Tatminsizlik. Tedirginlik. Memnun olmayan. Yetinmemek. Hoşnutsuzluk vermek. Sızıltı. Dargınlık.