Green plant türkçesi Green plant nedir

  • Yeşil yapraklı bitkiler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yeşil bitkiler.
  • Yeşil bitki.
  • Sebze.
  • Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan, genellikle yeşil renkli, pişirilerek ya da pişirilmeden yenen, bitkinin kök, gövde, yaprak, çiçek ve meyve gibi organlarına verilen genel ad.

Green plant ile ilgili cümleler

English: Green plants can make their own food.
Turkish: Yeşil bitkiler kendi besinlerini üretebilir.

English: Green plants carry out photosynthesis.
Turkish: Yeşil bitkiler fotosentez yaparlar.

Green plant ingilizcede ne demek, Green plant nerede nasıl kullanılır?

Green : Acemi çaylak. Acemi. Yeşermek. Yeşil alan. Yeşil. Ham. Yeşile boyamak. Rengi atmış. Yelve. Genç.

Plant : Kök salmak. Ağaç olmak. Yapıştırmak. Yerleştirmek. Kurmak. Bırakmak. Koymak. Bitki. Yapımevi. Adam koymak.

Green algae : Yeşil yosun. Yeşil suyosunları. Yeşil alg. Yeşil algler.

Green apple : Acil durum oksijen sistemi düğmesi.

Green areas : Yeşil alanlar.

Green bean : Taze fasulye. Yeşil fasulye. Ayşekadın. Yeşil fasülye.

İngilizce Green plant Türkçe anlamı, Green plant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Green plant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wort : Malt. Bitki. Ot. Arpa mayası. Nebat. Şıra.

 

Vegetal : Bitki kaynaklı. Nebati. Bitkisel kaynaklı. Vejetal. Bitkisel.

Vegetation : Ot gibi yaşama. Tümör. Bitki gibi büyüme. Bitey. Bitkiler. Olgunlaşma. Bitkilenme. Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon. Vejetasyon.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Esculents : Yenir. Eskulent. Yiyecek madde.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Vegetable : Bitki. Ot. Göverti. Göveri. Yeşillik. Bitkisel. Zerzevat.

Green plant synonyms : juice, greens, aardvark, aardvarks, acacia, esculent, veggie, vegetables, abiotic environment, abductor muscle, abramis zone, agricultural production, a site, abiotic factor, a chromosome, a cells, abo blood groups system, worts, vegies, vegie.