Greet türkçesi Greet nedir

Greet ile ilgili cümleler

English: He knows how to greet people in all languages.
Turkish: Her dilde insanları selamlamayı bilir.

English: Did you forget to greet me?
Turkish: Beni selamlamayı unuttun mu?

English: He was aware of my presence but he did not greet me.
Turkish: O benim varlığımın farkındaydı fakat benimle selamlaşmadı.

English: Do you always greet people that way?
Turkish: İnsanları hep böyle mi karşılarsınız?

English: He rose to his feet to greet me.
Turkish: O beni selamlamak için ayağa kalktı.

Greet ingilizcede ne demek, Greet nerede nasıl kullanılır?

Meet and greet : Liman veya terminalde karşılanması hizmetleri. (bir spor turnuvasında ya da ortak çalışılacak bir projede yapılan) tanışma toplantısı. Yolcuların geldikleri havaalanı. Sanatçıların ve ünlülerin hayranlarıyla buluşup imza dağıttıkları etkinlik.

Greeted : Karşılaşmak. Çarpmak. Kutlamak. Karşılamak. Selamlamak. Selam vermek.

Greeter : Karşılayıcı. İnsanları selamlayan kimse. Karşılayan kimse.

Greeters : İnsanları selamlayan kimse. Karşılayan kimse. Karşılayıcı.

Greeting : Kutlama. Karşılama. Selamlaşma. Selam. İyi dilek. Selamlama. Tebrik.

 

Greets : Çarpmak. Selamlamak. Kutlamak. Selamlaşmak. Selam vermek. Karşılamak. Karşılaşmak. Selam çakmak.

Convey greetings : Selamlar göndermek.

Greeting card : Tebrik kartı. Kutlama kartı. Kart.

Greece : New york eyaletinde yerleşim yeri. Yunanistan.

With seasonal greeting : Dinlenme temennisiyle. Tatil dilekleriyle.

İngilizce Greet Türkçe anlamı, Greet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Say hi : Selamımı ilet.

Counterbalancing : Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi. Dengeleme. Eşit güçle karşı koymak. Karşıdengeleme. Karşı dengeleme.

Boff : İçten gelen gülme. Son vermek. Bitirmek. Seks yapmak. Dizginlenemeyen kahkaha. Vurmak. Birini götürmek. Tutulamayan kahkaha. Ses getiren liste başı şarkı.

Congratulated : Övgü ifadeleriyle iltifat edilmiş. Tebrik edilmiş. Tebrik etmek. Övülen. Methedilen.

Come upon : Hücum etmek. Saldırmak. Basmak. Rast gelmek. Gafil avlamak. Üstüne gelmek. Rastlamak.

Commemorating : Anmak. Anma. Hatırasına yapmak.

Come up to : Ulaşmak. Eşitlenmek. Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Belirli bir hizaya kadar gelmek. Denk olmak. Eşit olmak. Gelmek. Yanına sokulmak. Yanına yaklaşmak. Denk gelmek.

Saluted : Selam verme. Selam durma. Saygı ile selamlamak. Selamlama. Selam durmak. Saygıyla selamlamak. Selam.

Biffs : Vajina. Yumruk vurmak. Vurmak. Yumruklamak. Am. Yumruk atmak. Yumruk. Darbe. Bıff.

 

Counterpoise : Denk. Karşı etki yapmak. Denge ağırlığı. Karşı ağırlık. Denkleştirmek. Tay. Eşit kuvvetle karşı koymak. Dengelemek. Eş ağırlık.

Greet synonyms : confront with, greeted, shake hands, compensated, say hello, compliment, commemorates, emblazoning, congratulate on, come up against, celebrates, receive, bashes, intercommunicate, chance on, celebrate, discover, block up, greets, answered, heralds, barge, commemorated, come across, accost, correspond, salaam, congratulates, bashed, curtsy, bash, bob, salaams.

Greet zıt anlamlı kelimeler, Greet kelime anlamı

Welcome : Kabul etmek. Serbest. İstenilen. Karşılama. Hoş geldiniz. Hoşgeldin. İçtenlikle karşılamak. Konuk ağırlamak. Hoş karşılamak. Karşılamak.

Say farewell : Veda etmek.

Greet ingilizce tanımı, definition of Greet

Greet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To address with salutations or expressions of kind wishes. To welcome. To pay respects or compliments to, either personally or through the intervention of another, or by writing or token. To hail. To accost with friendship. To meet and give salutations. To cry. Greeting. To weep. To salute. Mourning. To lament. Great.