Grey market türkçesi Grey market nedir
- Gri borsa.
- Yeni çıkarılan bir hisse senedinin borsada işlem görmeye başlamadan önce aracılar ve aracı kurumlar arasında alınıp satıldığı gayri resmi piyasa. bk. kayıt dışı ekonomi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Kayıt dışı ekonomi.
- Gri piyasa.
- Fiyatların normal piyasa fiyatından yüksek olduğu piyasa.
- Fiyatların çok yüksek olduğu piyasa.
- Resmi kayıtlara girmeyen, yasal belgelerle belgelendirilemeyen, yetkili kamu organlarınca normal kurallar çerçevesinde denetlenemeyen, vergi sistemi dışında kalan ve dolayısıyla milli gelir hesaplamalarında dikkate alınmayan, diğer bir deyişle ekonominin ülke mevzuatı ve vergi sistemi dışında kalan işlem ve etkinlikleri.
- Fiyatların aşırı yüksek olduğu piyasa.
Grey market ingilizcede ne demek, Grey market nerede nasıl kullanılır?
Grey : Aklar düşmek. Kırlaştırmak. Beyazlamak. Kurşuni renk. Gri. Ağartmak. Kırlaşmak. Külrengi. Silikleştirmek. Ağarmak.
Market : Talep. Alışveriş yapmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstek. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Pazar. Genel satak. Satışa çıkarmak. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Borsa.
Grey area : Boz alan. Gri alan. İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Bir konunun belirsiz bölümü. Gri saha. Bir ülkede, gelişmekle birlikte, gelişme hızı, yörenin kaynaklarını tam anlamıyla kullanmaya elverişli sayılamayacak ölçüde yavaş olan bölgeler.
Grey base : Tabanın yüzeyinden duyarkata yansıyan ışığın ağıl oluşturmasını önlemek amacıyla gri boya katılmış taban çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gri taban.
Grey cloth : Ham ürün. Ham mamul.
Grey cotton : Ham pamuk. Hain pamuk.
İngilizce Grey market Türkçe anlamı, Grey market eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grey market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Underground economy : Yeraltı ekonomisi. Kayıtdışı ekonomi.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Black economy : Kara para. Kayıtdışılık. Kara ekonomi. Yeraltı ekonomisi. Vergi ödenmeyen yasadışı yeraltı ekonomisi.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Grey market synonyms : informal economy, a change in demand, a shift in demand, a change in supply, ability rent, abnormal budget, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, unofficial market, unrecorded economy, a group shares.

Bu kısımda Grey market kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grey market ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grey market anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grey market ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.