Grizzly bear türkçesi Grizzly bear nedir

  • Kuzey amerika boz ayısı.
  • Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 215 cm kadar uzunlukta, kafası dar ve uzun, tüyleri kahverengi esmerimsi, kuzey amerika'da yaşayan bir tür.
  • [#boz Boz ayı].
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Korkunç ayı.
  • Korkunçayı (kuzey amerika'ya özgü).
  • Bozayı.

Grizzly bear ile ilgili cümleler

English: What should I do if I'm attacked by a grizzly bear?
Turkish: Bir bozayı tarafından saldırıya uğrarsam ne yapmalıyım?

Grizzly bear ingilizcede ne demek, Grizzly bear nerede nasıl kullanılır?

Grizzly : Kuzey amerika'ya özgü iri ve vahşi. Gri ayı.

Bear : (birine bir duygu) beslemek. Çekmek. Üstlenmek. Dayanmak. Yakışık almak. Ürün vermek. Beslemek. Sahip olmak. Taşımak. Duymak (sevgi).

All the traffic will bear : Maksimum sağlanabilen. En fazla elde edilebilen. Başarılabilenden çok daha fazla.

Ant bear : Karınca yiyen. Karıncayiyen.

Antbear : Karıncayiyen.

Asiatic black bear : Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 125 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara, göğsünde beyaz ve y şeklinde bir süsü bulunan, kuzey ve orta asya'da yaşayan bir tür. Tibet ayısı. Asya siyah ayısı.

İngilizce Grizzly bear Türkçe anlamı, Grizzly bear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grizzly bear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Brown bear : Kahverengi ayı. Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 8 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverengi karışık tüylü, iyi tırmanan ve yüzen, art ayakları üzerinde yürüyen, avrupa ve asya'da sık ormanlarda yaşayan bir tür. Kahverengi posta sahip ayı cinsi. Etçiller (carnivora) takımının, ayıgiller (ursidae) familyasından, suriye'de yaşayan, boz ayının bir ırkı olarak kabul edilen bir tür. Suriye ayısı.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Grizzlier : Elek. Boz (renk). Izgara. Boz. Gri. Kır. Kalbur. Kırlaşmış.

Grizzlies : Boz. Izgara. Kır. Kırlaşmış. Kalbur. Boz (renk). Gri. Elek.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Grizzly bear synonyms : a chromosome, a cell, a protein, bruin, abo blood groups system, abductor muscle, patroness, abacus bodies, bruins, abiotic factor, grizzliest, a cells, acacia.