Groans türkçesi Groans nedir
- Figan.
- Figan etmek.
- Sıkıntı.
- Gıcırdamak.
- Sızlanma.
- Ihlamak.
- İnlemek.
- Ah etmek.
- Sızlanmak.
- İnildemek.
Groans ile ilgili cümleler
English: Everybody groans.
Turkish: Herkes sızlanıyor.
English: We could hear the groans of the injured man.
Turkish: Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.
Groans ingilizcede ne demek, Groans nerede nasıl kullanılır?
Groan : Ihlamak. Gıcırdamak. Ah etmek. İnildemek. Sızlanma. Figan etmek. Sıkıntı. İnilti. Figan. İnlemek.
Groaned : İnlemek. Figan etmek. Sıkıntı. Ah etmek. İnildemek. Ihlamak. Sızlanmak. Figan. Sızlanma. Gıcırdamak.
Groaner : İnleyen kimse. Soğuk veya kötü veya bayat espri. Figan eden kimse. Ah eden kimse.
Groaners : İnleyen kimse. Figan eden kimse. Soğuk veya kötü veya bayat espri. Ah eden kimse.
Groaning : İnilti. İnleyen. İnleme. İnilti sesi.
Grocers : Bakkal.
Groat : 4 penilik eski ingiliz gümüş parası. Dört peni değerinde olan gümüş para (eskiden ingiltere'de kullanılan).
Groceries : Bakkaliye eşyası. Bir bakkal dükkanında bulunan gıdalar ve diğer ürünler. Bakkaliye. Yiyecek.
Groenendaeldog : Groenendaelköpeği. Tüyleri çok gür ve orta uzunlukta boyun çevresinde, karında, bacaklarda ve kuyrukta daha uzun ve tamamıyla siyah renkli belçika çoban köpeği.
Grocery store : Gıda dükkanı. Bakkal. Gıda. Bakkal dükkanı. Süpermarket. Bakkaliye.
İngilizce Groans Türkçe anlamı, Groans eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Groans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Angst : Pişmanlık. Endişe.
Lament : Ağıt yakmak. Acı çekmek. Ağlayıp sızlamak. Ağıt. Dövünmek. Yasını tutmak. Yasını tutma. Yas tutmak. İnleme.
Clacks : Tıkırdatmak. Çatırdamak. Tıkırdamak. Gevezelik etmek. Gıcırtı. Çatırtı. Laklak etmek (argo terim). Tıkırtı. Takırdamak.
Jeremiad : Yakınma. Feryat.
Land : Elde etmek. Diyar. İniş yapmak. Kara. Ülke. Karaya getirmek. Alan. Toprak. Kara parçası. Kıyıya çıkmak.
Bemoans : Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Yanıp yakılmak. Kederlenmek. Üzülmek. Yakınmak. Şikayet etmek. Üzüntüsünü belirtmek. İnleyerek yakınmak.
Chatter : Cır cır ötmek. Gevezelik etmek. Çenesi düşmek. Aptalca ve çok konuşmak. Gıcırdatmak. Konuşup durmak. Çenesi durmamak. Laklak etmek (argo terim). Dişleri birbirine vurmak.
Cockspur : Akdiken. Horoz mahmuzu. Ayrık otu.
Creak : Gıcırtı. Gacırtı. Gacırdamak. Cayırtı. Çatırdamak.
Chattered : Çenesi düşmek. Çatırdamak (dişler). Cır cır ötmek. Gevezelik etmek. Laklak etmek (argo terim). Gıcırdatmak. Çene çalmak. Gevezelik yapmak. Konuşup durmak.
Groans synonyms : meadow fescue, velvet grass, feathertop, coastal plain, midgrass, bromegrass, graminaceous plant, lyme grass, wheatgrass, plume grass, arundo richardii, toetoe, phalaris arundinacea, phalaris aquatica, field sandbur, feathertop grass, pennistum villosum, phleum pratense, phalaris canariensis, saccharum munja, birdseed grass, gardener's garters, arrhenatherum elatius, blue stem, wheat grass, kweek, drop seed, false oat, doob, paspalum distichum, reed grass, tallgrass, creeping soft grass.
Groans zıt anlamlı kelimeler, Groans kelime anlamı
Forbid : Haram etmek. Engel olmak. Men etmek. Memnu kılmak. Olanak vermemek. Yasak etmek. Menetmek. Yasaklamak.
Deny : Yalanlamak. Esirgemek. Kaçınmak. İnkar etmek. Tanımamak. Yoksamak. Mahrum etmek. Yadsımak. Nasip etmemek. Yoksun bırakmak.
Take : Almak. (fotoğraf) çekmek. Yakalamak. Kabul etme (vücut). Hasat. Etkili olmak. Götürmek. (sınava) girmek. Alınan taş. Çekim.
Groans antonyms : net.

Bu kısımda Groans kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Groans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Groans anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Groans ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.