Guaranteed price türkçesi Guaranteed price nedir
- Güvenceli fiyat.
- Garanti edilen fiyat.
- İktisat alanında kullanılır.
- Devletin üreticileri korumak amacıyla malın piyasa fiyatı, hangi düzeyde oluşursa oluşsun, üreticinin eline geçmesini güvence altına aldığı fiyat. aracı dağıtım kuruluşlarının ellerinde mal stoku varken toptan satış fiyatının düşmesi durumunda üreticinin aradaki farkı karşılayacak biçimde verdiği fiyat.
Guaranteed price ingilizcede ne demek, Guaranteed price nerede nasıl kullanılır?
Guaranteed : Teminatlı. Söz verilmiş. Güvence altında. Garanti edilen. Garanti kapsamında. Garanti edilmiş. Garantili. Sağlama bağlanmış.
Price : Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Ücret. Paha biçmek. Değer. Kıymet. Karşılık. Bedel. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Eder. Fiyat koymak.
Guaranteed prices : Garanti edilen fiyat. Taban fiyatları.
Guaranteed annual wage : İnancalı yıllık ücret. İşverenin işçilerine bir yıl içinde vermeği yüklendiği en az yıllık ücret. Teminatlı senelik ücret.
Guaranteed bill : Teminat senedi.
Guaranteed bond : Teminatlı tahvil. Ana para ve faiz ödemeleri başka bir şirket tarafından güvence altına alınan tahvil. Güvenceli tahvil. Garantili tahviller. Piyasada yeterince tanınmamış şirketlerce çıkarılan ve satışları artırmak için büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anapara, faiz ya da her ikisinin de geri ödeneceğine güvence verilen tahvil. genellikle hayat sigortası şirketlerince çıkarılan ve satın alınan, belli bir dönem için kesin bir getiriyi ve vade sonunda anaparayı veya vadesinden önce ölüm durumunda yalnızca anaparayı ödemeyi güvence altına alan tahvil. Garantili tahvil.
İngilizce Guaranteed price Türkçe anlamı, Guaranteed price eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Guaranteed price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Guaranteed prices : Taban fiyatları.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Guaranteed price synonyms : a type mutual funds, a change in demand, abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a shift in demand, a change in individual demand, a group shares.

Bu kısımda Guaranteed price kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Guaranteed price ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Guaranteed price anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Guaranteed price ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.