Gushers türkçesi Gushers nedir
- Fışkıran kuyu.
- Abartılı davranan kimse.
- Ham petrolün pompalanmadan fışkırdığı petrol kuyusu.
- Sevgi gösterisinde bulunan tip.
- Fışkıran petrol kuyusu.
Gushers ingilizcede ne demek, Gushers nerede nasıl kullanılır?
Gusher : Abartılı davranan kimse. Sevgi gösterisinde bulunan tip. Ham petrolün pompalanmadan fışkırdığı petrol kuyusu. Fışkıran petrol kuyusu. Fışkıran kuyu.
Gushed : Fışkırtı. Taşmak. Yağlayıp ballamak. Fışkırma. Coşma. Coşku. Fışkırtmak. Fışkırış. Fışkırmak. Coşmak.
Gushes : Taşmak. Coşmak.
Gush : Gırtlak. Fışkırmak. Coşma. Taşmak. Aşırı hayranlık göstermek. Fışkırma. Coşku. Yağlayıp ballamak. Fışkırış. Fışkırtı.
Gushier : Yağcı. Konuşkan. Geveze. Fışkıran.
Gussets : Verev takılan kumaş parçası. Payanda. Conta. Ek parça (kumaş). Peş. Peş eklemek. Peş (kumaş). Köşelik. Guse. Peş kumaş.
Gushily : Taşarak. Akıcı bir biçimde. Konuşkan bir şekilde. Yağcı bir biçimde. Fışkıran bir şekilde. Akıcı bir şekilde. Coşkuyla.
Gushing : Gür. Geveze. Taşkın. Coşan. Yağcı. Fışkırma. Fışkıran. Taşan.
Gusseting : Peş eklemek. Peş kumaş. Conta. Köşelik. Destek. Peş. Verev takılan kumaş parçası. Payanda. Guse. Köşebent.
Gusset : Ek parça (kumaş). Köşebent. Peş. Payanda. Conta. Destek. Peş (kumaş). Peş kumaş. Guse. Köşelik.
İngilizce Gushers Türkçe anlamı, Gushers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gushers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Criminal : Çok kötü. Suça ait. Kabahatli. Suçlu. Suçla ilgili. Cinayet. Ceza. Sabıkalı. Cinai. Cezalı.
Marshal : Yarış alanının giriş çıkışını yardımcılarıyla birlikte düzenleyip denetleyen yetkili. İtfaiye şefi. Polis müdürü. Önüne düşüp götürmek. Tanzimattan sonra osmanlı devletinde ve 1932'den bu yana türkiye cumhuriyetinde en yüksek askerlik aşaması. Sıraya koymak. Teşrifatçı. Protokol görevlisi. Mareşal. Mahkeme icra memuru.
Crook : Dönemeç. Madrabaz. Değnek. Kıvrılmak. Sapı kıvrık baston. Çoban değneği. Hırsız. Dümenci. Kıvırmak. Kanca.
Felon : Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Habis. Zalim. Cani. Mücrim. Dolama. Cinayet. Suçlu.
Drug peddler : Uyuşturucu satıcısı. Esrar satıcısı.
Malefactor : Kötülük eden kimse. Cani. Mücrim. Suçlu. Cani kimse. Kötülük eden. Suçlu kimse.
Drug dealer : Uyuşturucu madde satıcısı. Zehir taciri. Torbacı. Uyuşturucu satıcısı.
Spouter : Lafebesi. Su fışkırtan balina. Çenesi düşük. Çenesi kuvvetli. Tumturaklı konuşan kimse.
Guide : Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt. Kılavuz. Götürmek. Yönetmek. Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır. Yetiştirmek. İdare etmek. Rehber. Kılavuzluk etmek. Rehberlik etmek.
Drug trafficker : Yasadışı uyuşturucu maddeler alıp satan kimse. Uyuşturucu kaçakçısı. Uyuşturucu satıcısı.
Gushers synonyms : take, spouters, gusher, outlaw, lead, dealer, peddler, show, direct, conduct.

Bu kısımda Gushers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gushers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gushers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gushers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.