Gust türkçesi Gust nedir

Gust ile ilgili cümleler

English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.

English: A party will be held next Saturday, that is to say, on August 25th.
Turkish: Gelecek Cumartesi, yani 25 Ağustos'ta bir parti düzenlenecek.

English: Losing his balance from a sudden gust of wind, the tightrope walker fell to his death.
Turkish: Ani bir fırtınadan dengesini kaybettiği için, ip cambazı ölümüne düştü.

English: Ali disgusts me.
Turkish: Ali midemi bulandırır.

English: Ali could barely conceal his disgust.
Turkish: Ali nefretini güçlükle gizleyebildi.

Gust ingilizcede ne demek, Gust nerede nasıl kullanılır?

Gustable : Leziz. Yenebilir. Tatlı. Lezzetli. Hoş. Tadı olan.

Gustation : Tadına bakma. Tat. Gustasyon. Tatma. Tadında olma.

Gustative : Tatla ilgili. Tat duyusuna ait veya ilgili olan. Tadına bakan. Tatsal.

Gustative signs : Tatma duygusuyle ilgili imler. Tat imleri.

Gustatorial : Tadına bakan. Tatsal. Tat duyusuna ait veya ilgili olan. Tatla ilgili.

 

Gustier : Sert. Rüzgarlı. Şiddetli. Fırtınalı.

Gustatory : Tatma duyusu (ile ilgili). Tat. Tatma duyusuyla ilgili. Tat alma duyusuyla ilgili. Tatma. Tadına bakan.

Gustiest : Fırtınalı. Sert. Şiddetli. Rüzgarlı.

Gustatorially : Tat duyusu ile. Tat alarak. Tatma ile. Tadına bakarak.

Gustily : Şiddetli yıkımlar ile (rüzgar, yağmur, vs. hakkında). Aniden ortaya çıkarak. Aniden bastırarak (yağmur, rüzgar vb). Şiddetli bir şekilde. Fırtınalı bir halde. Ani patlamalarla.

İngilizce Gust Türkçe anlamı, Gust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air blast : Hava üfleme. Havayla patlatma. Hava darbesi. Hava püskürtmeli. Basınçlı hava üfürümü. Patlama ile üretilen havadan taşınan şok dalgası. Hava basımı. Hava üflemeli. Mekanik bir şekilde üretilen hava jet püskürtmesi.

Flatus : Yel. Hafif yel. Mide gazı. Osurma. Gazın rektumdan geçerek dışarıya atılması.

Thunderstorm : Boran. Gök gürültüsü, çakım ve yıldırım gibi elektrik olayları ve sağanak yağmuru ile karışık fırtına. Sağanak yağışlı. Gökgürültülü. Sağanak. Yıldırımlı ve gök gürlemeli fırtına. Yıldırımlı fırtına. Gök gürültülü fırtına. Gök gürültülü sağanak.

Blow : Atmak (sigorta). Yelpazelemek. Solumak. Çalmak. Çiçeklenmek. Kahretmek. Patlamak. Yanmak. Uçmak. Düşmek.

Snorter : Gürültülü iş. Tok sözlü kimse. Olağanüstü şey. Müthiş şey. Burnundan soluyan hayvan. Mükemmel şey. Korkunç şey. Burnundan soluyan kimse.

Hurricanes : Urağan. Tropik siklon. Kasırga. Hortum.

 

Gusting : Üfleme eylemi. Etkin bir şekilde akma eylemi.

Bora : Soğuk bir kuzeydoğu rüzgarı. Dalmaçya kıyılarında kuzeyden esen soğuk ve kuru yerel rüzgar. genellikle sağanak yağışlarıyla son bulan, sert ve geçici rüzgar. bk. boran.

Tempesting : Şiddet. Şiddetli fırtına. Şiddetli ve sert rüzgar.

Air current : Hava akımı. Rüzgarla oluşan akıntı. Tenek akımı. Hava cereyanı. Hareket eden hava akımı. Kurander.

Gust synonyms : puff of air, gale, hurricane, violent storm, whole gale, blast, williwaw, gusts, snorters, gales, tempests, strong gale, puff, whiff, strong breeze, current of air, squall, williwaws, sandblast, wind, storm, bluster, windstorm, tempest, flatuses, the wind, emotional outburst.

Gust ingilizce tanımı, definition of Gust

Gust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relish. A sudden squall. A sudden and brief rushing or driving of the wind. Gusto. The sense or pleasure of tasting. To taste. A violent blast of wind. To have a relish for.