Gusting türkçesi Gusting nedir

  • Kuvvetli rüzgar.
  • Üfleme eylemi.
  • Bora.
  • Fırtına.
  • Rüzgar.
  • Rüzgar hamlesi.
  • Esme eylemi.
  • Şiddetli esme eylemi.
  • Yağmurun bastırması.
  • Ani rüzgar.
  • Rüzgarın ani ve sert esmesi.
  • Sağanak rüzgar.
  • Civarina.
  • Etkin bir şekilde akma eylemi.

Gusting ile ilgili cümleler

English: And then, in the middle of a magnificent meal, he started belching! How disgusting!
Turkish: Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!

English: Don't be so disgusting.
Turkish: Böyle iğrenç olma.

English: Disgusting!
Turkish: İğrenç.

English: Don't be disgusting.
Turkish: İğrenç olma.

English: Ali doesn't think it's disgusting to eat certain insects.
Turkish: Ali bazı böcekleri yemenin iğrenç olduğunu düşünmüyor.

Gusting ingilizcede ne demek, Gusting nerede nasıl kullanılır?

Being disgusting : İğrençlik.

Disgusting : Müstekreh. Nefret uyandıran. Mendebur. Berbat. Korkunç. İğrenç. Nefret uyandırıcı. Bıktırıcı. Tiksindirici.

Disgusting thing : Cife.

Disgustingly : Bıktırıcı bir halde. Tiksindirici bir şekilde. Midesi bulanarak. İğrenç bir şekilde. Nefret ederek. İğrenerek.

Disgustingness : Mide bulandırıcı olma durum. Nefret uyandırıcı olma durumu. İğrençlik.

Augustinian : Hippolu saint augustine veya öğretileriyle ilgili. Hippolu saint augustine veya öğretilerine özgü. Hippolu saint augustine veya öğretilerinin.

 

Augustinism : Augustinusçuluk.

Augustine friar : Aziz augustine tarikatına bağlı keşiş.

De gustibus non est disputandum : (latince) zevkler ve renkler tartışılmaz.

Gustiness : Rüzgar sağanaklı hava. Hamleli. Taşkınlık. Rüzgar hızındaki ani değişimler.

İngilizce Gusting Türkçe anlamı, Gusting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gusting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whole gale : Şiddetli fırtına.

Experiment : Deneme. Bilimsel araştırmanın gözlem ve varsayım basamaklarından sonra gelen, gözlenen olayları, benzerlerini ya da doğada gözlenmemiş olanları, çeşitli koşullarda ve özgül yöntemlerle deneylikte yapmak için uygulanan türlü etkinliklere verilen ad. Eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış ya da amaçlı olarak düzenlenmiş gözlem ya da deneyleme sürecinin ürünü. İstatistiksel açıdan, gözlemlerin veya ölçümlerin olası sonuçlarını elde etmek için kullanılan terim. test. Deneyden geçirmek. Deney yapmak. Tecrübe. Bilimsel araştırma yapmak, bir varsayımı ya da bir yasayı kanıtlamak için tasarlanarak yapılan ve belirli niceliklerin ölçülmesine, karşılaştırılmasına dayanan kılgıl çalışma. Denemek.

Violent storm : Güçlü fırtına. Şiddetli kasırga. Kuvvetli fırtına. Yıkıcı fırtına. Şiddetli fırtına.

Flatus : Mide gazı. Hafif yel. Osurma. Gazın rektumdan geçerek dışarıya atılması. Yel.

Hurricane : Hortum. Tropik siklon. Urağan. Kasırga.

 

Thunderstorm : Yıldırımlı ve gök gürlemeli fırtına. Gök gürültülü fırtına. Sağanak. Gök gürültüsü, çakım ve yıldırım gibi elektrik olayları ve sağanak yağmuru ile karışık fırtına. Sağanak yağışlı. Yıldırımlı fırtına. Gök gürültülü sağanak. Oraj.

Windstorm : Şiddetli rüzgar özelliğinde fırtına. Kasırga.

Snorters : Burnundan soluyan kimse. Tok sözlü kimse. Gürültülü iş. Burnundan soluyan hayvan. Mükemmel şey.

Beagling : Av köpeği kullanılarak avlanma (tavşan veya diğer küçük hayvanların avlanması).

Gusts : Duygusal patlama.

Gusting synonyms : outdoor sport, blood sport, deer hunting, field sport, duck hunting, deer hunt, strong breeze, fox hunting, snorter, williwaw, gust, gales, foxhunt, strong gale, bora, wind, tempesting, flatuses, hunt, experimentation, tempest, squall, air blast, williwaws, ducking, tempests, battue, storm, coursing, pigsticking, the wind, gale, hurricanes.

Gusting zıt anlamlı kelimeler, Gusting kelime anlamı

Inactive : Nötr. Aktif olmayan. İnaktif. Tembel. Durgun. Etkisiz. Pasif. Çalışmayan. Bir mikrobik etkenin enfekte etme yeteneğini kaybetmesi veya ölmesi. Aktif değil.

Eradicable : Ortadan kaldırılabilir. İmha edilebilir olan. Kökünden sökülebilir. Yok edilebilir.

Changeable : Yanardöner. Değişken. Dönek. Değiştirilebilir. Değişebilen. Değişebilir. Kararsız. Şanjanlı. İstikrarsız.

Gusting antonyms : impermanent, impermanence, unstable.