Göçmen nedir, Göçmen ne demek
Göçmen; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk), muhacir

- Sıcak iklimli ülkelere giden (hayvan).
"Göçmen" ile ilgili cümle örnekleri
- "Ama biz de yeni göçmeniz, hâlden anlarız." - N. Araz
Yerel Türkçe anlamı:
Kiracı.
Memur.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Göç eylemine katılan kişi. bk. göç
Göçmen isminin anlamı, Göçmen ne demek:
Erkek ismi olarak; Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden kimse.
Bilimsel terim anlamı:
Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme.
İngilizce'de Göçmen ne demek? Göçmen ingilizcesi nedir?:
emigrant, immigrant
Fransızca'da Göçmen ne demek?:
migrateur, trice
Osmanlıca Göçmen ne demek? Göçmen Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
muhacir
Göçmen hakkında bilgiler
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir. Hukuki olarak göçmen veya göçmenler, en az iki ülkeyi ilgilendirmektedir. Biri bırakılan ülkedir, öteki yerleşilen ülkedir. Bırakılan ülke için göç bir dışa göç (emigration), yerleşilen ülke içinse bir iç göç (immigration) olayıdır. İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Göçmenlerin, iki ülke arasında başka ülkeleri dolaşmalarına transmigration denir. Yerleşme niyeti olmadan böyle ülkelerde bulunanlara transit göçmen denilmektedir.
Türk hukukunda Türk Vatandaşlık Kanunu ile İskan Kanunu'nda göçmenler Türk soyundan olanlar ve Türk kültürüne ait olanlar şeklinde iki kategoriye ayrılmaktadır. Kanunlarda tek tek göç, toplu göç, göçebelik, meskun olma, aşiret kavramları geçer. Türk soylu ve Türk kültürüne ait olmayı Bakanlar Kurulu değerlendirir. Balkan göçmenleri buna göre yurda kabul edilmiştir.
İskan Kanunu'na göre Türk kültürüne bağlı olmayanlar, anarşistler, casuslar, göçebe çingeneler, sınırdışı edilmişler göçmen olarak kabul edilmezler. Bu hükümlerle Avrupa Sözleşmesi'ndeki "devletlerin yasalarında cinsiyet, dil, din, renk, etnik ayrımcılık yapamazlar" ilkesi çelişir.
Göçmen ile ilgili Cümleler
- Onlar göçmendi.
- Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.
- Göçmenler Avustralya'ya deniz üzerinden geliyorlar.
- Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.
- Binlerce göçmen Macaristan'daki Budapeşte'den Avusturya'ya yürümeye karar verdi.
- Göçmenlerin çoğu savaş mültecileri.
- Amerikalılar göçmenlerin soyundan gelirler ve çok vatanseverdirler.
- Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.
- Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.
- Göçmenler kıtadan Japon denizini geçti.
- Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.
- Şansölye Merkel tüm Suriyeli göçmenlerin Almanya'ya gelip sığınma başvurusunda bulunmasına izin verileceğini söyledi.
- Göçmenler vadideki toprağın verimli olduğunu öğrendiler.
Göçmen kısaca anlamı, tanımı:
Ülke : Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.
Yerleşmek : Eşyayı yerli yerine koymak. Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak. Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak. Yaygın duruma gelmek, tutunmak. Alışılmak, kullanılır olmak. Rahat bir biçimde oturmak. Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak. Yer bulup oturmak. Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak.
Göçme : Göçmek işi.
Göçmenleşme : Göçmenleşmek durumu.
Göçmenleşmek : Göçmen durumuna girmek.
Göçmenleştirmek : Göçmen durumuna getirmek.
Göçmenlik : Göçmen olma durumu, muhacirlik.
Aile : Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Eş, karı. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü. Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya.
Topluluk : Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Sanatçı grubu. Vücudun dolgun olma durumu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme.
Muhacir : Göçmen. Hz. Muhammed'e uyarak Mekke'den Medine'ye göç eden.
Sıcak : Havadaki yüksek ısı. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Hamam. Sıcak yer. Dostça olan, sevgi dolu. Isısı yüksek olan, çok ısınmış.
İklim : Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava. Ülke, diyar.
Kişi : Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
Hukuki : Tüzel.
Göçmen çekirge : Eski Dünyanın çeşitli kesimlerinde oldukça yaygın ve tarım bitkilerinden birçoğu için oldukça zararlı çekirge çeşidi; Afrika çekirgesi. (zooloji)
Göçmen hücre : Normal olarak kan akımından dokulara geçen bazı lökositler ve makrofajlar gibi hücreler. (biyoloji)
Göçmen hücreler : Dolaşan hücreler.
Göçmen işçi : Çalışmak üzere, kendi ülkesinden ya da bölgesinden diğer ülke ya da bölgelere giden işçi.
Göçmen kaçakçılığı : Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgâhının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti
Göçmen kaya : Buzullarla, kökeninden uzaklara taşınıp bırakılmış ve bugün bulundukları yere yabancı olan kaya parçaları.
Göçmen keme : Kemiriciler (Rodentia) takımının sıçangiller (Muridae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, 22 cm kadar kuyruğu olan, kahverengi kaba tüylü, kuyruğunda pullu çemberler bulunan, Asya'dan dünyanın her bölgesine yayılmış bir tür. Norveç sıçanı. (Rattus norvegicus) Kemiriciler (Rodentia) takımının sıçangiller (Muridae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 25, kuyruğu 22 cm. Kahverengi kaba tüylüdür. Kuyruğunda pullu çemberler vardır. Batı Asyadan dünyanın her bölgesine yayılmıştır.
Göçmen kerme : (zooloji)
Göçmen kumul : Kumları, egemen yelin estiği yamaçtan arka yamaca kaldırarak, yel doğrultusunda devinen kumul.
Göçmen nüfus : Yaşadığı ülkede doğmamış, oraya başka yerlerden gelerek yerleşmiş, "yerli"nin karşıtı olan insanlar.
Diğer dillerde Göçmen anlamı nedir?
İngilizce'de Göçmen ne demek? : adj. migratory, migrant, emigrant
n. immigrant, emigrant, migrant, settler, incomer
Fransızca'da Göçmen : immigrant/e, migrateur/trice, passager/ère
Almanca'da Göçmen : n. Auswanderer, Einwanderer, Emigrant, Immigrant, Umsiedler
Rusça'da Göçmen : n. эмигрант (M), иммигрант (M), переселенец (M)
adj. перелетный

Bu kısımda Göçmen nedir? Göçmen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Göçmen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Göçmen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.