Hıraz nedir, Hıraz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Balgam.

Yanık yemek dibi.

Hıraz kısaca anlamı, tanımı

Hıra : Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Cılız, çelimsiz, sıska: Bu çocuk hıra. Kimsesiz çocuk. Küçük (çocuk için): Ali Ağa'nın hıra oğlu. Ortanca (çocuk). Obur, çok yiyen kişi. Dertli kişi. Ağır hareketli, tembel: Hıra adam fazla yol yürüyemez. Ürün. Frengi çıbanı. Hatmi çiçeği. Herhangi bir nedenle değerini kaybetmiş şey. Hırka. Oğlak. Zaif, çelimsiz, sıska

Balgam : Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Yanık : Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Diğer dillerde Hımhımlama anlamı nedir?

Fransızca'da Hımhımlama nedir ? : nasillement