Hangs türkçesi Hangs nedir

  • Bağlı olmak.
  • Dayanmak.
  • Batmak.
  • Asılı durmak.
  • Asılmak.
  • Bağlanmak.
  • Kaplamak (duvar kağıdı).
  • Sarkıtmak.
  • Takmak.
  • Sarkmak.
  • Eğilmek.
  • İpe çekmek.
  • Asmak.
  • Kültür balığını avlamak için set.

Hangs ile ilgili cümleler

English: Ali often hangs out with Mary on weekends.
Turkish: Ali Mary ile çoğunlukla hafta sonlarında takılır.

English: Ali hangs his clothes, then arranges them by color.
Turkish: Ali elbiselerini asar, sonra onları rengine göre düzenler.

English: His life hangs on the judge's decision.
Turkish: Onun hayatı hakimin kararına bağlı.

English: Ali hangs out at the local bar.
Turkish: Ali yerel bara takılır.

English: Ali hangs out with Mary all the time.
Turkish: Ali her zaman Mary ile takılıyor.

Hangs ingilizcede ne demek, Hangs nerede nasıl kullanılır?

Hangs around : Başı boş gezerek oyalanır. Aylak aylak dolaşır.

Hangs loosely : Bol. Sarkan. Gevşek bir şekilde sarkan. Gevşek bir şekilde yerleştirilen. Gevşek sarkıtılan.

Hangs out in the street : Sokakta takılır. Zamanının çoğunu şehrin sokaklarını gezerek geçirir.

Bhangs : Haşiş. Hint keneviri. Kenevir.

Overhangs : Çıkıntı yapmak. Yakın olmak. Sarkmak. Tehdit etmek. Üzerine sarkmak.

Hang body swinging : Asılı sallanma. Asılmada, hız alarak vücudun türlü yönlere sallanması.

 

Hang down : Ağmak. Sallanmak. Sarkmak. Sarkıtmak. Asılmak.

Hang about : Sallanmak. Başıboş gezmek. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Dolanmak. Oyalanmak. Gezinmek. Sağda solda oyalanmak. Beklemek. Aylak aylak dolaşmak.

Hang fire : Geri kalmak. Askıda kalmak. Beklemek. Zamanında ateş almamak. Geç ateş alma. Gecikmek.

Hang by a hair : Sallantıda kalmak.

İngilizce Hangs Türkçe anlamı, Hangs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hangs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall : Sonbahar. Yaralanmak. Ölmek. Düşme. Yağmak. Atışmak. Hastalanmak. Azalma. Karanlık bastırmak. Düşüş göstermek.

Latch on to : Anlamak. Benimsemek. Kavramak.

Abutted : Bitişik olmak.

Base on : Dayandırmak. Baz almak. Dayamak. Üzerine kurmak. Esas almak. Temele dayandırmak. Esas kabul etmek.

Abrook : Katlanmak. Çekmek.

Assembles : Birleştirmek. Bir araya koymak. Toplantı yapmak. Çevirmek. Toplamak. Çevirmek (bilgisayar). Montaj yapmak. Monte etmek. Parçaları birleştirmek.

Gibbeted : Maçuna kolu. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. Vinç kolu. Darağacı. Bel kirişi. Rezil etmek. İdam etmek.

Bend over : Domalmak. Diğer tarafa yaslanmak. Diğer tarafa eğilmek.

Drape : (kumaş ile) üstünü örtmek. Kalın perde. Kıvırmak. Kaplamak. Kumaşla süslemek. Sermek. Kumaş. Katlamak.

Fasten : Gözünü dikmek. Kilitlemek. Raptiyelemek. Gözünü ayırmamak. İliştirmek. Birleşmek. Yüklemek. Çengelle bağlamak.

Hangs synonyms : break, belly up, dangled, affixing, adhering, blousing, be in carey street, crash, trusses, lops, hang, lopping, haltering, slouch, canting, abut, be among the living, fit on, appertain, execute, be slung from, cling, bend to, dangles, adhere to, abides, blouses, be stuck on, busts, accost, lopped, abide, hang on.

Hangs zıt anlamlı kelimeler, Hangs kelime anlamı

Unfasten : Gevşemek. Çözülmek. Koyuvermek. Gevşetmek. Açmak. Açılmak. Çözmek.