Hantıldamak nedir, Hantıldamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hırslı hırslı, şapur şupur yemek.

Mızmızlık etmek.

Hantıldamak kısaca anlamı, tanımı

Hant : Küçük bostan. Yiyecek şey: Hantları getir de yiyelim. Yer: Senin tarlan hangi hantta?. Sınır. Yüzdört kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu. Kalça kemiği

Hantı : Gürültücü, yüksek sesle bağıran: Hantının biridir aman karışma.

Hantıl : Obur, açgözlü kişi.

Şapur şupur : Sonunu düşünmeden bol bol yeme, kullanma için.

Mızmızlık : Mızmız olma durumu. Mızmızca davranış.

Hırslı : Açgözlü, muhteris. Öfkeli, kızgın.

Mızmız : Her şeyde kusur bulan, hiçbir şeyden memnun olmayan. Çevresindekileri rahatsız edecek kadar yavaş olan.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Hırs : Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. Öfke, kızgınlık.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Etme : Etmek işi.

Diğer dillerde Hantavirüsler anlamı nedir?

İngilizce'de Hantavirüsler ne demek ? : hantaviruses