Hantı nedir, Hantı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gürültücü, yüksek sesle bağıran: Hantının biridir aman karışma.

Hantı anlamı, kısaca tanımı

Hant : Küçük bostan. Yiyecek şey: Hantları getir de yiyelim. Yer: Senin tarlan hangi hantta?. Sınır. Yüzdört kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu. Kalça kemiği

Hantıl : Obur, açgözlü kişi.

Hantıl hantıl : Hırslı hırslı, şapur şupur, acele (yemek için).

Hantıl hantıl etmek : Yiyecek aramak (hayvanlar için): İnek bugün aç gelmiş hantıl hantıl ediyor.

Hantılamak : İstediği şeyi elde etmek için ardından koşmak, fırsat gözetmek.

Hantıldamak : Hırslı hırslı, şapur şupur yemek. Mızmızlık etmek.

Yüksek ses : Uzaktan işitilecek nitelikte ses. Kuvvetli ses. İnce ses.

Gürültücü : Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci, kavaracı.

Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.

 

Karışma : Karışmak işi. Düzeni bozulma. Engelleme, araya girme, müdahale.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Gürü : Sıpa, eşek yavrusu. [Bakınız: gündük]. Bir yaşındaki kısrak.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Aman : Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Diğer dillerde Hantavirüsler anlamı nedir?

İngilizce'de Hantavirüsler ne demek ? : hantaviruses