Haplology türkçesi Haplology nedir
- Hece yutma (dilbilimi).
- Son hecelerinde dar ünlü bulunan türkçe kelimelerin bir gurubu ad çekimi ve iyelik ekleri aldıklarında, iç heceye geçen son hecedeki dar ünlülerin, eklerle genişletilmiş bazı kelimelerde de, türkçenin ses tarihi içinde geçirdiği çeşitli gelişmeler sonunda vurgunun kendinden sonraki heceye kayması yüzünden, içseste kalan veya bağlantı görevi yapan ünlülerin düşmesi olayı: ağız > ağzı, ağza, ağzın; alın > alnı, alna, alnın; bağır > bağrı, bağra, bağrın; boyun > boynu, boyna boynun; oğul > oğlu, oğla, oğlun; kayın > kaynı, kaynın; dirilik > dirlik, ilerilemek > ilerlemek, karışı > karşı, kokulamak > koklamak, kavuşak > kavşak, süpürüntü > süprüntü, yalınız > yalnız, yanılış > yanlış vb.
- Bir kelimede ses bakımından birbirine benzer veya eşit seslerden oluşmuş iki heceden birinin zamanla eriyip kaybolması olayı: pazar ertesi>pazartesi; bar-ur (var olmaktan) >bar>var; dur->dur-ur>-dur; yorı-r>-yor vb. örnek olarak atlıdır<atlıg tutur, gel-iyor<kel-e yorı-ı gibi. krş. hece kaynaşması.
- Gramer alanında kullanılır.
- Hece yitimi.
- Ünlü düşmesi.
- Hece yutulması.
- Ses yutma.
- Orta hece düşmesi.
- Hece düşmesi.
- Seslem yitimi.
- Seslem yutumu.
Haplology ingilizcede ne demek, Haplology nerede nasıl kullanılır?
Haplobiont : Hayat devrinde sadece bir tip bireyle karakterize olan organizma. Haplobiyont.
Haplodiploidy : Haplodiploit. Eşey oluşumunda döllenmiş yumurtalardan diploit dişilerin döllenmeyen yumurtalardan da haploit erkeklerin gelişmesi. Haplodiploid cinsiyet belirleme sistemi.
Haplography : İki kez tekrarlanması gereken bir harfin yalnızca bir kez yazılması. Tekrarlanması gereken harf veya harfleri yanlışlıkla atlama. Tekleşmeli yazım.
Haploid : Tek bir kromozom takımı kapsayan hücre ya da organizma. monoploit. Haployid. Bir birey veya bir hücrenin sahip olduğu homolog kromozomların her bir çiftinin yalnızca bir üyesi. türe has kromozom sayısının yarısına sahip hücre. Yarı kromozomlu. Haploit. Tek kalıtımsal. Monoploit. Kromozom sayısının yarıya inmesi sonucu oluşan "n" sayıda kromozom taşıyan hücreler, monoploit. Tek kromozomlu yapı. Tek kalıtsal.
Haploid number : Gametik kromozom sayısı olup n ile gösterilir. Haploit sayı.
Haplotype : Haplotip.
Haplophase : Bir organizmanın çekirdeklerinin haploit olduğu bir evre. Haplofaz. Çekirdeklerin haploit olduğu bir organizmanın hayatında bir safha.
Haploid phase : Haplofaz. Çekirdeklerin haploit olduğu bir organizmanın hayatında bir safha.
Haploidphase : Bir organizmanın çekirdeklerinin haploit olduğu bir evre. Haplofaz.
Haplont : Haplont. Zadece zigotun diploit olduğu organizma. Sadece zigotun diploit olduğu organizma.
İngilizce Haplology Türkçe anlamı, Haplology eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Haplology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ablative : İsmin den hali. Kelime gruplarında ve cümlede, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın kendisinden uzaklaştığını göstermek için kullanılan ad durumu: ikisinde de aynı sebeplerden gelme derin bir hüzün vardı (p. safa, şimşek, s. 34). önlerinden geçtiğimiz bütün bu yalılar, mehtaplık halleriyle, bizi guya bir «elite» bulunduğuna inandırıyordu (a.ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 133). gençlikte önümüzde atinin bitmez mesafeleri gibi serilen bütün zamanlar elimizden ne kadar çabuk geçiyor. (göst.e. s. 225). fatmayı derinden beri daldığı içlenmelerden, unutulmanın acılarından, en keskin hareketle geçirmek için bu kadarı kafiydi (a.h. tanpınar, huzur, s. 77). tanıdığı adamdan bu odada ne vardı? maddenin ıstırabından başka hemen hemen hiçbir şey (göst.e., s. 324) vb. Çıkışlık hal. Ergiyen. Den hali. Aşınan. Ayrılma hali. Ablatif. Buharlaşan.
Accent of group : Grup vurgusu. Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: pencere perdesi; çocuk arabası; mor menekşe; yarın geleceğim; nasıl bir iş vb.
Active verb : Etken eylem. Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüme bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: işte bu odur! demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.
Syncopation : Sinkop. Senkop. Ortadan kısaltma. Sinkopasyon. Hece yutumu. İçses düşmesi. Ritmin birden değişmesi. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Adams apple : Kalkan kıkırdak. Gırtlağın arka kıkırdak üzerine oturmuş bulunan ve iki kanadı ön tarafta birbiriyle birleşerek katlanmış kalkanı andırır bir çıkıntı meydana getiren kısmı. kalkan kıkırdağın erkeklerde, özellikle zayıf erkeklerde dıştan da belli olan bu çıkıntılı kısmına adem elması denir.
Accusative : Belirtme durumu. İsmin -i haline ait. İsmin -i halindeki. İsmin i hali. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir nsi alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i hali. İsmin -i halindeki sözcük. Yükleme durumu. Akuzatif.
Accidence : Bükün. Morfoloji. Büküm. Sarf usul ve prensipleri. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Tasrif. Çekim. Yapıbilim.
Action noun : Kılış adı. Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211).
Actif : Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Haplology synonyms : literary work, literary composition, acknowledgment, ablaut, acknowledgement, abstract noun, active voice, accentuation, elision, accent intensive, sound absorption, adjektive, action verb.

Bu kısımda Haplology kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Haplology ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Haplology anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Haplology ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.