Harp on türkçesi Harp on nedir

  • Durmadan anlatmak.
  • Israrla bahsetmek.
  • Üzerinde durmak.
  • Hep aynı telden çalmak.
  • Dilinden düşürmemek.
  • Üzerinde çok durmak.
  • Aynı şeyleri tekrarlayıp durmak.
  • Dönüp dolaşıp aynı şeyi anlatmak.

Harp on ile ilgili cümleler

English: It is important that a lawyer should leave no stone unturned even on minor points and harp on the same subject to achieve a break through in an impasse.
Turkish: Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir.

English: Monotony develops when you harp on the same string.
Turkish: Hep aynı dizeleri çalarsan monotonluk gelişir.

Harp on ingilizcede ne demek, Harp on nerede nasıl kullanılır?

Harp : Harp çalmak. Durmak. Arp (çalgı). Harp. Arp. Israrla belirtmek.

On : Makbul. Üstünde. Yönünde. Hazır. Devrede. De. Civarında. İle. Olmakta olan.

Harp on about : Israrla bahsetmek.

Harp on the same string : Tekrarlayıp durmak. Diline pelesenk etmek. Diline dolamak.

Harp on the same subject : Hep aynı konuda ısrarla durmak. Aynı konu üzerinde bıktırıcı bir şekilde durmak. Kendini tekrarlayıp durmak.

Harp upon : Üzerinde durmak.

İngilizce Harp on Türkçe anlamı, Harp on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harp on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accentuates : Önemle belirtmek. Vurgulu okumak. Vurgulamak. Önem vermek.

Discoursed : İşlemek. Söylemek. Söylev. Söylem. Konuşmak. Söylev vermek. Bahsetmek. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak.

Accenting : Vurgulama. Vurgulu okumak. Vurgulamak. Vurgulayan.

Accent : Vurgu. Aksan. Şive. Aksan vermek. Vurgulu okumak. Aksan işareti. Ağız. Önem. Vurgulamak.

Overemphasize : Önemle üzerinde durmak. Önemle vurgulamak. Üzerinde önemle durmak.

Overemphasise : Üzerine aşırı vurgu yapmak. Aşırı vurgulamak. Çok fazla üzerinde durmak (ayrıca overemphasize). Üzerinde önemle durmak. Önemle üzerinde durmak. Önemle vurgulamak.

Discoursing : İşlemek. Bahsetmek. Konuşmak. Söylev vermek. Mükaleme. Karşılıklı konuşma. Muhavere.

Deliberate : Temkinli olmak. Tartmak. Emin. Tasarlanmış. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Danışmak. Planlanmış. Üzerinde tartışmak. Ağır. Düşünmek.

Discourses : Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Söylemek. Söylev vermek. Söylev. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Bahsetmek. İşlemek. Konuşma. Nutuk.

Overemphasizing : Üzerinde çok durma. Önemle vurgulamak. Önemle vurgulama.

Harp on synonyms : accentuate, accentuating, elaborate, overemphasizes, elaborates, dwell on, brought out, discourse, harp on about, accentuated, bring out.