Have been türkçesi Have been nedir
- Artık popüler ve saygı duyulan biri olmayan kişi.
- (resmi olmayan) zamanı geçmiş bir şey veya gelenek.
- Artık haber veya konuşma konusu olmayan kişi veya şey (örn. ikinci konuğun kim olduğunu bilmiyorum – o adını gerçekte bilmediğim ve artık popüler olmayan bir televizyon yıldızı ).
- Modası geçmiş.
Have been ile ilgili cümleler
English: A three year-old boy and an 88 year-old woman have been rescued after being burried under rubble.
Turkish: 3 yaşındaki erkek çocuk ve 88 yaşındaki kadın moloz altında gömüldükten sonra kurtarıldı.
English: "Where have you been?" "I have been to the station to see a friend off."
Turkish: "Neredeydin?" "Bir arkadaşı yolcu etmek için istasyondaydım."
English: "Sleeping in a dumpster, huh?" Al-Sayib asked. "That must have been a smelly experience."
Turkish: Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.
English: A young boy, who couldn't have been more than five years old, asked Tom how to get to the post office.
Turkish: Beş yaşından büyük olması mümkün olmayan, genç bir çocuk Tom'a postaneye nasıl gideceğini sordu.
English: 2200 dollars have been allocated for expenses.
Turkish: Giderler için 2200 dolar ayrıldı.
Have been ingilizcede ne demek, Have been nerede nasıl kullanılır?
Have : Yapmak. Bulunmak. Elde etmek. -si olmak. Olmak. Etmek. Sahip olmak. Almak. Dolandırmak. Aldatmak.
Been : Bulunmak. Anlamına gelmek. Olmak. Tutmak (para). Mal olmak. Be. Var olmak. Durmak.
Have been around : Deneyimli. Çok deneyimli olmak. Görmüş geçirmiş. Gezip görmüş. Görmüş geçirmiş olmak. Bilgelik kazanmış.
Have been in the wars : (çocuk) üstü başı yara bere içinde olmak.
Have been sold copies : Satılarak ya da başka bir yolla elden çıkarılmış sayılar. Elden çıkmış sayılar.
Have been through : Deneyim yoluyla öğrendi. Başından geçirdi. Geride bıraktı. Çekti. Görüp geçirdi.
Might have been : Olma ihtimali çok uzak istek.
İngilizce Have been Türkçe anlamı, Have been eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Have been ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fogyish : Demode. Eski kafalı.
Fossilized : Tarihi. Eski. Antik. Fosilleşmiş. Çağ dışı. Taşlaşmış. Günü geçmiş.
Dated : ... tarihli. Eski. Tarih verilmiş. Vadeli. Tarihli. Demode. Eskimiş. Bayat.
Cornier : Klişe. Tanecikli. Aptal. Çok kullanılan. Ele geçirmek. Basmakalıp. Eski. Bayat. Tahıl bakımından zengin.
Corniest : Mısır. Ele geçirmek. Bayat. Tanecikli. Tahıl. Nasırlı. Aptal. Tahıl bakımından zengin. Basmakalıp.
Archaic : Geçmişe ait. Gramer, madencilik alanlarında kullanılır. Antik. Eskil. Arkaik. Kadim. Eskimiş. Eski. Başlangıç çağı.
Behind the times : Zamanı geçmiş. Geri kafalı. Köhne. Eski kafalı. Zamanın gerisinde. Çağın gerisinde. Demode.
Demoded : Demode.
Deprecated : Hor görülen. Küçümsenen. Protesto edilen. Aşağılanan. Onaylanmayan. Sevilmeyen. Artık kullanılmayan. Onaylanmamış. Küçük düşürülen.
Anachronic : Kronolojiye uygun olmayan. Tarih hatasına ait. Anakronik. Zamanı uygun bir şekilde belirlenmemiş. Kronolojik hayatla ilgili. Çağdışı. Tarih hatası içeren. Kullanılmayan. Doğru zaman dilimine göre belirlenmemiş (kişi, nesne veya olay hakkında).
Have been synonyms : demode, corny, back number, fustier, anachronistical, antiquated.

Bu kısımda Have been kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Have been ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Have been anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Have been ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.