Have influence türkçesi Have influence nedir

  • Sözü geçen olmak.
  • Nazı geçmek.
  • Torpilli olmak.
  • Etkili olmak.
  • Sözünü geçirmek.
  • Hatırı sayılmak.
  • Sözü geçmek.
  • Forsu olmak.

Have influence ingilizcede ne demek, Have influence nerede nasıl kullanılır?

Have : Elinde bulunmak. Olmak. Malik olmak. Sahip olmak. Almak. Buyurmak. Yaptırmak. Etmek. Yapmak. -si olmak.

Influence : Etkili olmak. İkna etmek. İtibarı kalmamak. Tesir. Nüfuz. Yankı uyandırmak. Nüfuz etmek. Söz geçirmek. Tesir etmek. Ses getirmek.

Have influence upon : Etki etmek.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

İngilizce Have influence Türkçe anlamı, Have influence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have influence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come into play : Devreye girmek. Kullanılmaya başlamak. Meydana çıkmak.

Influencing : İkna etmek. Söz geçirmek. Tesir etme. Tesir etmek. Etkilemek. Etkileme.

Enforce : Zorlamak. Yürütmek. Zorla elde etmek. Takviye etmek. Güçlendirmek. Tatbik etmek. Mecbur etmek. Zorla yaptırmak. Uygulamak. Zorla kabul ettirmek.

Take effect : Tesirli olmak. Etkisini göstermek. Aktif olmaya başlayan. Tutmak. Yürürlülüğe girmek. Etki etmeye başlayan. Yürürlüğe girmek. Etki etmek. Hükmü geçmek.

 

Wear the pants : Bir ilişkide veya evlilikte sözü geçen taraf olmak. Aile reisliği yapmak (kadın). Evin hem kadını hem erkeği olmak. Borusu ötmek.

Rule : Saltanat etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yargı. Yönetim. İdare etmek. İlke. Kural. Karar vermek. Hükmetmek. Yöntem.

Rule the roost : Evin reisi olmak. Dediği dedik olmak. Borusu ötmek.

Prevails : Hüküm sürmek. Üstün gelmek. Kafalamak. Galip gelmek. Yürürlükte olmak. Yerine geçmek. Geçerli olmak. Başarmak. Yaygın olmak. Yenmek.

Come into effect : Uygulamaya geçmek. Uygulanmaya başlamak. Faaliyete geçmek. Yürürlüğe girmek. Geçerli olmak.

Enforcing : Zorla yaptırmak. Güçlendirmek. Dayatmacı. Zorla koyma. Zorlamak. Uygulamak. Zorla uygulama. İnfaz etmek.

Have influence synonyms : take, be mentioned, prevail, takeing, voice over, prevailed, influences, wear the trousers, call the tune, having clout, influence, become effective, enforces, apply, be effective, call the shots.