Have lunch türkçesi Have lunch nedir

Have lunch ile ilgili cümleler

English: Every day at school I have lunch with my friends.
Turkish: Her gün okulda arkadaşlarımla öğle yemeğini yerim.

English: I am very busy today, but tomorrow I should like very much to have lunch with you.
Turkish: Bugün çok yoğunum ama yarın seninle öğle yemeği yemeyi çok isterim.

English: I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Turkish: Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.

English: Frankly, I didn't have the confidence to ask Mary to have lunch with me.
Turkish: Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.

English: Do you have lunch plans?
Turkish: Öğle yemeği planlarınız var mı?

Have lunch ingilizcede ne demek, Have lunch nerede nasıl kullanılır?

Have : Almak. Elinde bulunmak. Zorunda olmak. -si olmak. Olmak. Etmek. Yaptırmak. Kabul etmek. Aldatmak. Malik olmak.

Lunch : Öğle yemeği. Öğle yemeği yemek.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

İngilizce Have lunch Türkçe anlamı, Have lunch eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Have lunch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lunch : Öğle yemeği.

Lunching : Öğle yemeği. Tümsek.

Lunches : Öğle yemeği. Tümsek.

Luncheon : Öğle yemeği. Hafif yemek. Öğle yemeği (davet olarak verilen).

Luncheons : Hafif yemek. Öğle yemeği. Öğle yemeği (davet olarak verilen).

Lunched : Tümsek. Öğle yemeği.