Öğle yemeği nedir, Öğle yemeği ne demek

  • Öğle saatlerinde yenen yemek

"Öğle yemeği" ile ilgili cümleler

  • "Tam on ikiyi çeyrek geçe öğle yemeğini yiyor dakikası dakikasına." - N. Hikmet

Öğle yemeği hakkında bilgiler

Öğle yemeği, öğle saatlerinde tüketilen yemek. Üç ana öğünden biridir.

Kahvaltı ve akşam yemeklerine nazaran daha sık dışarıda yenilen bir öğündür. Çalışan insanlar için fast food tarzı gıdaların tercih edilebilirliği nedeniyle en sağlıksız olabilecek öğün olabilir. Adı öğle yemeği olmakla birlikte kültürden kültüre ülkeden ülkeye saati ve lezzet tercihleri değişmektedir. İngilizce kahvaltı anlamına gelen breakfast ve öglen yemeği anlamına gelen lunch kelimelerinin bütünleşmesi ile meydana gelmiştir. Brunch ise kahvaltı ve ögle yemeğini bir arada sunan bir menü konseptidir. Genellikle hafta sonu ve uzun soluklu tanıtım aktivite toplantı gibi benzeri organizasyonlarda tercih edilen bir alternatiftir.

Öğle yemeği ile ilgili Cümleler

  • Ali burada haftada bir öğle yemeği yer.
  • Biz Park Caddesindeki Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği yedik.
  • Öğle yemeği dahil.
  • Öğle yemeği getirdim.
  • Biz öğle yemeğini tamamen unuttuk.
  • Ali ve Mary öğle yemeği için dışarı çıktılar.
  • Burası genellikle öğle yemeği yediğim yerdir.
  • Ali öğle yemeği için bir sandviç almaya gitmek için kısa bir süreliğine dükkanından ayrıldı.
  • Öğle yemeği almaya gidelim.
  • Öğle yemeği almak ister misin?
  • Öğle yemeği aramız bitti.
  • Öğle yemeği bu fiyata dahil midir?
  • Bugün öğle yemeğini kim getirdi?
  • Öğle yemeği arasına kadar Boston'a varmalıyım.
 

Öğle yemeği tanımı, anlamı:

Öğle : Öğle ezanı. Öğle namazı. Gün ortası, öğlen, öğle vakti.

Yemek : Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Kandırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Isırmak.

Kahvaltı : Genellikle sabahları yenilen hafif yemek. Bu biçimde düzenlenmiş yemek.

Nazar : Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz. Bakış, bakma, göz atma.

Çalış : Çalma işi.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Tarz : Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept. Biçim, yol. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi.

Gıda : Besin.

Tercih : Yeğleme.

Diğer dillerde Öğle yemeği anlamı nedir?

İngilizce'de Öğle yemeği ne demek? : n. lunch, luncheon

Fransızca'da Öğle yemeği : déjeuner [le], lunch [le]

Almanca'da Öğle yemeği : n. Diner, Mittagessen

Rusça'da Öğle yemeği : n. обед (M)