Öğle nedir, Öğle ne demek

"Öğle" ile ilgili cümleler

  • "Öğleyi de kılar, sonra ağıla çıkarım." - Ö. Seyfettin
  • "Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi." - P. Safa

Coğrafya'daki terim anlamı:

Güneşin öğlen çemberi üzerine geldiği an.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Günortası; Güneşin öğlene geldiği an.

İngilizce'de Öğle ne demek? Öğle ingilizcesi nedir?:

midday, noon

Osmanlıca Öğle ne demek? Öğle Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

zeval

Öğle hakkında bilgiler

Öğle veya öğlen, gün ortasına denk gelen zaman dilimi. Güneşin en tepede göründüğü zamandır ve genellikle saat 12 civarına denk gelir. Sabah ile öğle arasındaki zamana öğleden önce, öğle ile akşam arasındaki zamana ikindi veya öğleden sonra denir.

Eski Türkçe "öd" (zaman) sözcüğünden gelir. Oğuzcada "öyle", Moğolcada "üde" şeklindedir.

Öğle ile ilgili Cümleler

  • Öğle civarı Tokyo istasyonuna varmamız olası.
  • Öğle civarında yağmur yağabilir.
  • Öğle yemeği almaya gidelim.
  • Ben öğleden sonraları sık sık verandanın üstüne oturup okurum.
  • Ali dün öğleden sonra beni karşılamaya geldi.
  • Biz öğlen yemeği yemek için göle gidiyoruz.
  • Bu öğleden sonra, evimizde birlikte şarkı söyledik.
  • Öğle vakti.
  • Öğle yemeği almak ister misin?
  • Burası genellikle öğle yemeği yediğim yerdir.
  • Öğle yemeği aramız bitti.
  • Biz Park Caddesindeki Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği yedik.
  • Öğle yemeği arasına kadar Boston'a varmalıyım.
  • Akşam yemeği öğleden sonra 06.00'da başlar.
 

Öğle tanımı, anlamı:

Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İyi ile kötü arasındaki durum. Orantı. Ne büyük ne küçük, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne uzun ne kısa, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan.

Öğle arası : Öğle tatili.

Öğle ezanı : Öğle namazının vaktinin geldiğini bildirmek için okunan ezan.

Öğle namazı : Öğle vakti kılınan namaz.

Öğle paydosu : Öğle tatili.

Öğle tatili : Çalışma yerlerinde, okullarda öğle vaktinde yemek yeme, dinlenme vb. amaçlarla işe ara verme süresi, öğle arası, öğle paydosu.

Öğle uykusu : Genellikle öğle yemeğinden sonraki kısa süreli uyku.

 

Öğleüstü : Öğleye yakın zamanda, öğleüzeri.

Öğleüzeri : Öğleüstü.

Öğle vakti : Öğle, zeval vakti. Günün öğle saatlerinde, öğleyin, öğlende, gün ortası, nısfınnehar.

Öğle yemeği : Öğle saatlerinde yenen yemek.

Dalöğle : Tam öğle vaktinde.

Öğlen : Öğle. Meridyen düzlemi, nısfınnehar.

Öğlen çemberi : Meridyen çemberi.

Öğlenci : İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı.

Öğlende : Öğle vakti.

Öğleyin : Öğle vakti.

Ezan : Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.

Namaz : İslamın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat.

Denk : Uygun, nitelik yönünden eşit. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. Ağırlık bakımından eşit olan. Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi.

Zaman : Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Dönem, devir. Belirlenmiş olan an.

Dilim : Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Radyatör parçalarından her biri.

Güneş : Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam.

Tepe : Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Birinin yanı başı, baş ucu. Bir şeyin en üstteki bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası.

Gün : Gündüz. Çağ, devir. Zaman, sıra. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı. Güneş. İyi yaşanmış zaman. Tarih. İçinde bulunulan zaman. Güneş ışığı. Bayram niteliğinde özel gün. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre.

Öğle : Gün ortası, öğlen, öğle vakti. Öğle namazı. Öğle ezanı.

Ezanı : Ezanla ilgili.

Öğle dinlenisi : İşçilere yasalarında belirtilen koşullar gereğince bir saatten aşağı olmamak üzere verilen öğle dinlentisi.

Öğleden önce : (ÖÖ)

Öğlek : Evlek.

Öğlemek : Hatırlamak, özlemek.

Öğlen aracı : Yıldızların öğlenden geçişlerinde gözerimi yüksekliklerini ölçen, öğlen boyunca devinebilen bir ırakgörür.

Öğlen dairesi : Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti.

Öğlen yayı : Öğlen dairesi üzerinde herhangi bir çember parçası.

Öğlena : (zooloji)

Öğlencilik : Öğlenci olma durumu.

Öğlendirmek : Ders, ibret vermek, akıl öğretmek.

Diğer dillerde Öğle anlamı nedir?

İngilizce'de Öğle ne demek? : [Ogle] n. noon

Fransızca'da Öğle : midi [le]

Almanca'da Öğle : n. Mittag

Rusça'da Öğle : n. полдень (M)

adj. полуденный