Kahvaltı nedir, Kahvaltı ne demek

"Kahvaltı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu sabah kahvaltı sofrasında üç kişiyiz." - Y. Z. Ortaç
  • "Sabah kahvaltısından sonra otelimden çıktım." - A. Haşim

Kahvaltı hakkında bilgiler

Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür. Sabah tüketilen, günün ilk öğünüdür. Genellikle hafif gıdaların tüketilmesi tercih edilir. Türk kültüründe kahvaltıdan sonra kahve içme geleneği var olduğundan, kahveden önce yenen anlamına gelen kahve altı sözünden oluşmuş bir sözcüktür.

Geleneksel Türk kahvaltısında peynir (genellikle beyaz peynir), domates, siyah zeytin, ballı veya reçelli ekmek, sucuk, salam, pastırma ve haşlanmış yumurtanın yanı sıra ince belli küçük bardak içinde siyah çay yer alır.

Kahvaltı ile ilgili Cümleler

  • Ali mutfakta kahvaltı hazırlıyor.
  • "Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel."
  • Kahvaltı etmeden önce çiçekleri sula.
  • Ben kahvaltıda omlet ve sosis yedim.
  • Kahvaltı hazır mı?
  • Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?
  • Ali genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.
  • O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.
  • Kahvaltı ederken, biz gün için bir plan yaptık.
  • Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.
  • Kahvaltı bitirdikten sonra aceleyle okula gittim.
  • Kahvaltı hazır.
  • Bu yatağı ve kahvaltıyı seviyorum.
  • Kahvaltı edelim.
 

Kahvaltı tanımı, anlamı:

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Hafif : Güç veya yorucu olmayan, kolay. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Etkisi az olan, sert karşıtı. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Gücü az olan, belli belirsiz. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Önemli olmayan.

Kahvaltı etmek : Hafif yiyeceklerle karın doyurmak.

Sabah kahvaltısı : Sabah vakti yenilen yemek.

Kahvaltıcı : Otellerde kahvaltı işlerini yapmakla görevli kimse.

Kahvaltılık : Kahvaltıda yenen (yiyecek).

Yemek : Başkasının parasını harcamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Kandırmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin.

 

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Düzen : Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Alet edevat takımı. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.

Öğle : Öğle ezanı. Gün ortası, öğlen, öğle vakti. Öğle namazı.

Gıda : Besin.

Tercih : Yeğleme.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Genellikle : Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.

Sabahları : Her sabah. Sabah vaktinde.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Diğer dillerde Kahvaltı anlamı nedir?

İngilizce'de Kahvaltı ne demek? : n. breakfast

Fransızca'da Kahvaltı : petit déjeuner, déjeuner [le]

Almanca'da Kahvaltı : n. Frühstück

Rusça'da Kahvaltı : n. завтрак (M)