Have the edge on türkçesi Have the edge on nedir

  • Avantajı ele geçirmek.
  • -den üstün olmak.
  • Avantaj elde etmek.
  • Avantajlı olmak.
  • Avantaj sağlamak.

Have the edge on ile ilgili cümleler

English: We have the edge on them.
Turkish: Biz onlara göre avantajlıyız.

Have the edge on ingilizcede ne demek, Have the edge on nerede nasıl kullanılır?

Have : Malik olmak. Dolandırmak. Almak. Aldatmak. Yaptırmak. -si olmak. Zorunda olmak. Elde etmek. Kabul etmek. Elinde bulunmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Edge : Yan yan gitmek. Kenar yapmak. Yan yan ilerlemek. Ağız. Kenarına bordür yapmak. Köşe. Kenar. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Kenar çizgisi. Uç.

On : Esnasında. Civarında. Makbul. Üstünde. Çakırkeyif. Yanmak. E doğru. De. Giyilmiş. Devrede.

Have the edge on somebody : Üstün olmak.

Have the edge over somebody : Üstün olmak.

Gain the edge on : Geride bırakmak. Avantaj sağlamak. Başka birinden daha avantajlı olmak.

Have the advantage of : Avantajına sahip olmak.

Have the advantage of somebody : Daha iyi tanımak. Hakkında daha çok şey bilmek. Avantajlı olmak.

İngilizce Have the edge on Türkçe anlamı, Have the edge on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Have the edge on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be on velvet : İyi durumda olmak. El bebek gül bebek olmak. Rahat olmak.

Get the upper hand : Hakimiyet sağlamak. Öne geçmek. Üstün çıkmak. Üstesinden gelmek. Dizginleri ele geçirmek. Büyük avantaj sağlamak. Kazanmaya yüz tutmak. Galip gelmek.

Pay dividends : Faydalı olmak. İlerde yararlı olmak. Yarar sağlamak.

Outfoxed : Kurnazlıkla alt etmek. Daha akıllı olup üstün gelmek. Daha akıllıca davranmak.

Precede : Önce davranmak. Önce olmak. Önde olmak. -den önde yer almak. -den önce gelmek. Önce gelmek. Önünde gitmek. Önünde olmak. Üstün olmak.

Outfox : Daha akıllıca davranmak. Kurnazlıkla alt etmek. Daha akıllı olup üstün gelmek.

Gain an advantage : Kendini birinden uzaklaştırmak (yarışmada olduğu gibi). Üstün gelmek. Daha avantajlı olmak. Yarışmada başarı yolunda ilerlemek.

To get the better of : - karşı avantaj kazanmak.

Score an advantage : Bir kazanç elde etmek.

Have the edge on synonyms : take advantage, outfoxing, gain the upper hand, outdo, outfoxes, have the advantage of somebody, get the whip hand of somebody, gain the edge on.