Have to türkçesi Have to nedir
- -malı.
- Mecburiyetinde kalmak.
- Zorunda kalmak.
- Zorunda olmak.
- Gerekmek.
- Mecbur olmak.
- -meli.
- -mek zorunda olmak.
Have to ile ilgili cümleler
English: "How about a cup of coffee?" "I wish I could, but I have some place I have to go."
Turkish: "Bir fincan kahveye ne dersin?" "Keşke içebilsem ama gitmek zorunda olduğum bir yer var."
English: "I have to see him." "What for?"
Turkish: Onu görmem gerekiyor. " Ne için? "
English: "If you don't listen to what I have to say, Tom, I'll tell everyone your secret!" "Huh? What secret?"
Turkish: "Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"
English: "I have to pee." "Jonny, that's not the right thing to say. Say, 'Excuse me. I need to go to the toilet.'"
Turkish: "İşemek zorundayım." "Jonny, söylemek için bu doğru bir yol değil. Şöyle söyle, 'Affedersiniz. Tuvalete gitmem gerekiyor.'"
English: "It's almost five." "What happens at five?" "You'll have to wait and see."
Turkish: " Saat neredeyse beş." " Saat beşte ne olur? " Bekleyeceksin ve göreceksin."
Have to ingilizcede ne demek, Have to nerede nasıl kullanılır?
Have : Malik olmak. Göz yummak. Yapmak. Dolandırmak. Zorunda olmak. Bulunmak. Yaptırmak. Olmak. -si olmak. Almak.
To : Kadar. Oranla. Ye. E doğru. -mek -mak (mastar). Göre. İle. -e kadar. Kala. Ya.
Have to do with : İle ilgisi olmak. Alakası olmak. Hakkında olmak (as in: bu ders insanlarımızın ikinci dünya savaşı tarihi ile ilgilidir. gibi). İle bir ilgisi olmak.
Have to go : Sıkışmak.
Do i have to change trains : Tren değiştirmek zorunda mıyım.
I have to go : Çıkmalıyım. Gitmem gerek. Gitmek zorundayım. Gitmek gerekiyor. Gitmem lazım.
Do i have to pay duty on the goods i bought here : .
İngilizce Have to Türkçe anlamı, Have to eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Have to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Need to : Gerek görmek. Lazım olmak. -e mecbur olmak.
Be required : Zorunlu olmak. Gerek duyulmak. Gerekli olmak. Lazım olmak. İcap etmek. İhtiyaç olmak.
Ought to : -meli veya -malı (yapmalı veya bilmeli vb). -mesi gerek.
Had : Elde etmek. Kabul etmek. Sahip olmak. Have fiilinin ikinci hali. Bulunmak. Yapmak. Dolandırmak. Olmak. Göz yummak. Aldatmak.
Be necessary : Gerekli olmak. İktiza etmek. Lazım olmak. İcap etmek. Zaruri olmak. Gerek duyulmak. Vacip olmak.
Has : Yapmak. Kabul etmek. Bulunmak. Dolandırmak. Etmek. Olmak. Almak. Sahip olmak. Göz yummak. Aldatmak.
Behove : Düşmek (iş). Yaraşmak. İcap etmek. Yakışmak. Yakışık almak.
Behoove : İcap etmek. Düşmek (iş). Yakışmak. Yaraşmak. Yakışık almak.
Should : Malı. Olursa. Shall yardımcı fiilinin geçmiş zaman kipinde ikinci tekil şahsı.
Need : İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü. Lüzum. Gereksinim içinde olmak. İhtiyacı olmak. Gereksinme. Gereksinim. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Muhtaç olmak. Gerek duymak.
Have to synonyms : behoves, owe, intail, gotta, musting, behooved, be compelled, behoved, be essential, he must, ought, must, behooving, be forced, get to, be supposed to, be obliged, have got to, be obliged to, shouldst, call for, have, musts, oughts, shalt.

Bu kısımda Have to kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Have to ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Have to anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Have to ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.