Need to türkçesi Need to nedir

  • Zorunda olmak.
  • Lazım olmak.
  • Gerek görmek.
  • Gerekmek.
  • -e mecbur olmak.

Need to ile ilgili cümleler

English: "I have to pee." "Jonny, that's not the right thing to say. Say, 'Excuse me. I need to go to the toilet.'"
Turkish: "İşemek zorundayım." "Jonny, söylemek için bu doğru bir yol değil. Şöyle söyle, 'Affedersiniz. Tuvalete gitmem gerekiyor.'"

English: "I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Turkish: "Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum."

English: "Do you need something?" "Yes, I need to talk to you."
Turkish: "Bir şeye ihtiyacın var mı?" "Evet, seninle konuşmaya ihtiyacım var."

English: "Mom, you need to sign this." "Let me read it." "No, it's okay. You don't have to."
Turkish: "Anne, bunu imzalamalısın." "Onu okuyayım." Hayır, o tamam. Okumana gerek yok."

English: "We need to get rid of the body," said Tom.
Turkish: Tom, "cesetten kurtulmalıyız" dedi.

Need to ingilizcede ne demek, Need to nerede nasıl kullanılır?

Need : Gereksinim duymak. Gerekmek. Gerek duymak. -e ihtiyacı olmak. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü. -e muhtaç olmak. -mali. Gereksinim. Gerek.

 

To : Kadar. -e göre. Ya. E doğru. İla. Arasında. Oranla. İle. -mek -mak (mastar). Göre.

Do we need to be member : Üye olmamız gerekiyor mu.

Do we need to be members : Üye olmamız gerekiyor mu.

Does it need to be cooked : Pişirilmesi gerekiyor mu.

Everything you need to succeed : Başarmak için ihtiyacın olan herşey (yetenek, yardım, vb.).

I need to call my friends : Arkadaşlarımı aramam lazım.

İngilizce Need to Türkçe anlamı, Need to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Need to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behooved : Düşmek (iş). Yakışık almak. Yakışmak. Yaraşmak. İcap etmek.

Be essential : Hayati önem taşımak. Hayati önemde olmak.

Have to : Zorunda kalmak. Mecburiyetinde kalmak. -meli. Mecbur olmak. -mek zorunda olmak. -malı.

Musting : Kızgın fil. Gerekli şey. Kızmış hayvan. -malı. Kızgınlık. Şart. Şıra. -meli. Zorunluluk.

Behove : Yaraşmak. Yakışmak. Yakışık almak. İcap etmek. Düşmek (iş).

Call for : Gerekli olmak. Uğrayıp almak. Çağırmak. İstemek. Gerektirmek. İhtiyaç duymak. Gönderilmesini istemek. Çağrıda bulunmak. İcap ettirmek.

Must : Şıra. Şart. Gerekli şey. Kızgın fil. Meli. -meli. Kızgınlık. -malı. Zorunluluk.

Had : Aldatmak. Olmak. Sahip olmak. Bulunmak. Etmek. Kabul etmek. Dolandırmak. Elde etmek. Göz yummak.

Require to : Gerektirmek.

Have got to : Mecbur olmak. Zorunda kalmak.

Need to synonyms : get to, behoved, intail, be necessary, has, be supposed to, behoove, behooving, have, be required, be obliged, behoves.