Having holes türkçesi Having holes nedir

Having holes ingilizcede ne demek, Having holes nerede nasıl kullanılır?

Having : Sahip olma. -li. Li. Sahip olan.

Holes : Oyuk. Delik. Yuva. Boşluk. Kodes. Çukur. İn. Duvar delikleri. Zor durum. Hücre.

Having a windfall : Beklenmedik bir kazanç alma. Beklenmedik bir servet elde etme. Çaba sarf etmeden bir şeyi elde etme. Başına talih kuşu konma.

Having an accident : Kaza yaptı. Kaza geçirdi.

Having clout : Nüfuz sahibi olmak. Etkili olmak.

Having difficulty with : Zor zaman geçirme. Bir şeyle mücadele etme. Sıkıntı çekme.

İngilizce Having holes Türkçe anlamı, Having holes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Having holes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cancellated : Geçirgen. Gözenekli.

Hollow : Yalan. Çukur. Çökmüş. Ağaç kovuğu. İçi boş. Sahte. Kazmak. Aç. Çukur açmak.

Alveolate : Küçük çukurlar içeren. Petekli. Birçok küçük hücreden oluşan (bal peteğinde olduğu gibi). Bal peteği gibi oyuklu yüzey şekli. Gözenekli. Alveolat.

Cribriform : Delik deşik. Kalbursu. Kalbur gibi. Kribriform.

Holey : Delinmiş. Deliklerle dolu.

Hollower : Boş. Delik. Çukur. Çökmüş. Aç. Boşluktan gelen. Çökük. Sahte. Oyuk.

Cavernous : Kocaman. Ambar gibi (yer). Kavernöz. İçi boş aralıklar içeren, kavernöz. Boğuk ses. Boğuk (ses). Çökmüş (göz, yanak). Oyuklu, boşluklu, kavernozus. Gözenekli.

 

Cancellous : Gözenekli. Bünyesi sünger gibi olan. Delikli (anatomi terimi). Süngerimsi. Geçirgen.

Drilled : Alıştırılmış. Matkap ile delinmiş. Sürekli alıştırmalarla bir beceri konusunda eğitilmiş. Delinmiş.

Fenestral : Pencerecik. Deliği olan (biyoloji, zooloji). Ufak pencere. Pencere benzeri açıklıkları olan (mimarlık). Pencereleri olan. Pencereye ait.

Having holes synonyms : cribrate, fenestrated, fenestrate, cancellate, cannulated.