Headlong türkçesi Headlong nedir

  • Başı önde olarak.
  • [#düşüncesiz Düşüncesizce].
  • Düşüncesiz.
  • Başı önde.
  • Balıklama.
  • Burnunun dikine.
  • Acele ile.
  • Aceleci.
  • Aceleyle.
  • Bodoslama.
  • Paldır küldür.
  • Apar topar.
  • Sakınmadan.
  • Düşünmeksizin.
  • Tepeüstü.

Headlong ingilizcede ne demek, Headlong nerede nasıl kullanılır?

Headlong flight : Paldır küldür kaçış. Aceleyle kaçma hareketi. Acele kaçış.

Fall headlong : Kafa üstü düşmek.

Headlongness : Acelecilik. Telaş. Baş önde olarak yerleştirilmiş olma durumu. Çabukluk. Sarplık. Apar topar olma durumu. Paldır küldür olma durumu.

Headlock : Kafadan tutuş. Güreşte boyunduruk. Boyunduruk (güreş). Boyunduruk.

Headlocks : Boyunduruk (güreş). Güreşte boyunduruk. Boyunduruk. Kafadan tutuş.

Headless nail : Sadece bir görevi yerine getiren ancak sorumluluk almayan kıdemsiz görevli için kullanılan aşağılayıcı terim. Başsız çivi.

Headlouse : Bit. Saç biti.

Headless : Başkansız. Komutansız. Akılsız. Başsız. Kafasız.

Headland : Dağlık burun. Sürülmemiş toprak. Sürülmemiş arazi. Alabama eyaletinde şehir. Dağların denize yaptığı çıkıntı. Burun.

Headless screw : Yarım dişli cıvata. Başsız vida.

İngilizce Headlong Türkçe anlamı, Headlong eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Headlong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rushed : Hızlı performans göstermiş. Acele edilmiş. Acele. Aceleye gelmiş veya getirilmiş. Alelacele yapılmış.

Hothead : Boku cinli. Asabi kimse. Deli fişek. Öfkeli kimse. Çabuk kızan kimse. Sinirli tip. Düşünmeden hareket eden kimse.

Blindfolds : Gözlerini bağlamak. Gözbağı. Gözleri bağlı. Göz bağı. Körü körüne. Körü körüne olan. Bir şeyle bağlamak. Gözünü kör etmek.

Right off the bat : Peşinen. Gecikmeden. Hemen. Peşin peşin. Öncelikle. Derhal. Baştan.

Breezily : Hızlı. Uluorta. Canlı bir biçimde. Rüzgarlı bir şekilde. Neşeli. Umursamaz bir şekilde. Lakayıt bir şekilde. Canlı bir şekilde.

Brute : Kaba. Yabani. Vahşi hayvan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vahşi adam. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Işıldak. Mantıksız. Canavar. Hayvan.

Lightly : Ciddiye almadan. Az bir derecede. Sebepsiz yere. Kaygısızca. Hafif. Hafiften. Hafifçe. Az bir dereceye kadar. Tatlı tatlı.

Pellmells : Karmakarışık. Allak bullak. Karman çorman. Kargaşa içinde. Karışıklık içinde. Curcuna içinde.

Hotheaded : Aşırı fevri. Öfkeli. Hiddetli. Fevri. Çok heyecanlı.

Audaciously : Çekinmeden. Küstahça. Korkusuzca. Cesaretli bir şekilde. Cesurca. Düşünmeden.

Headlong synonyms : foolhardily, brashes, cavalier, careless, hotfoot, roundly, with a rush, gauche, blindest, pell mell, freewheeling, flightiest, flighty, without thinking, on the fly, brashest, thoughtlessly, forgetfully, unthinkingly, headforemost, cursorily, rashly, buckish, brash, blindfold, precipitately, brusquely, gormless, high handed, hustler, feckless, hurriedly, hastily.

 

Headlong zıt anlamlı kelimeler, Headlong kelime anlamı

Unhurried : Rahat. Sakin. Telaşsız. Acelesiz.

Backward : Geri. Geriye yönelmiş. Çekingen. Geriye doğru. Yavaş öğrenen. Geçmişe. Kendinden emin olmayan. Geri geri. Geri kalmış. Arka.

Headlong ingilizce tanımı, definition of Headlong

Headlong kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, headlong folly. As, to fall headlong. Rash. Precipitate. With the head foremost.