Healthier türkçesi Healthier nedir

Healthier ile ilgili cümleler

English: If he had trained himself harder at that time, he would be healthier now.
Turkish: O zaman kendini daha iyi eğitmiş olsaydı, o şimdi daha sağlıklı olacaktı.

English: Ali looks healthier than he used to.
Turkish: Ali eskisinden daha sağlıklı görünüyor.

English: Country life is healthier than city life.
Turkish: Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.

English: How much healthier do you want to be?
Turkish: Ne kadar sağlıklı olmak istiyorsun?

English: Are hookahs healthier than cigarettes?
Turkish: Nargile sigaradan daha sağlıklı mıdır?

Healthier ingilizcede ne demek, Healthier nerede nasıl kullanılır?

Unhealthier : Sağlığa zararlı. Sağlıksız. Hastalıklı. Zararlı. Sağlığı bozuk. Sıhhatsiz.

Healthiest : Büyük. Önemli. Sağlıklı. Sağlığa yararlı. Sağlığa yarar. Kuvvetli. Yararlı. En sağlıklı. Demir gibi. Sağlam.

Unhealthiest : Sıhhatsiz. Sağlığa zararlı. Sağlıksız. Sağlığı bozuk. Zararlı. Hastalıklı.

Healthily : Sıhhatli bir şekilde. Sağlıklı olarak. Sağlıklı biçimde. Sağlıklı bir şekilde.

Healthiness : Gürbüzlük. Sağlıklı olma durumu. Esenlik. Sağlıklılık. Zindelik. Sağlık. Selamet.

 

Health authority : Sağlık mercii.

Health care center : Sağlık ocağı.

Health care provider : Tıbbi veya hastabakıcılık hizmeti veya tedavi sağlayan kimse. Sağlık hizmeti sunan. Sağlık hizmetleri kuruluşu. Hastalık veya engellilik belirlemeye yardım eden kimse. Sağlık hizmetleri uzmanı.

Health care delivery : Sağlık hizmetleri.

Unhealthily : Hastalıklı bir şekilde. Sağlıksızca. Sağlık için kötü olacak şekilde. Zararlı bir şekilde.

İngilizce Healthier Türkçe anlamı, Healthier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Healthier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As hard as iron : Çok güçlü. Çok sert.

As right as rain : Turp gibi sapasağlam. Sapasağlam. Turp gibi. Bomba gibi. En iyi durumda.

Doughtiest : Yiğit. En cesur. Kahraman. Cesur.

Energetic : Enerji gösteren. Diri. Faal. Enerjiye sahip olan. Güçlü. Dipdiri. Aktif. Etkili. Çalışkan.

Strong : Keskin. Gayretli. Kesif. Sert. Gür. Domuz gibi. Kıvrak. Şiddetli. Güçlü. İstekli.

Beefy : İri yarı. Kaslı. Etli. Güçlü kuvvetli. Adeleli. Gövdeli. Güçlü. İri yarı (argo terim). Adaleli.

As right as a trivet : Mükemmel çalışır durumda. Çok iyi durumda olan. İstikrarlı.

Dynamic : Devingen. Tığ gibi. Aktif. Canlı. Hareketli. Devimsel. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Faal. Bilgisayar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Emphatic : Frapan. Güçlü. Vurgulanmış. Göze çarpan. Israrlı. Katı. Vurgulu. Vurgulanarak söylenen. Etkili.

 

All right : Elbette ki. Olur tamam. Zarar görmemiş. Peki. Hayhay. İdare eder. Eh işte. Fena değil. Tamam.

Healthier synonyms : capacious, haled, bonnie, emphatical, entrenched, doughty, consequential, doughtier, burning, durable, calculable, biggie, circumspect, healing, therapeutical, burnings, fastened, brawnier, crit, dynamical, biggies, fitter, constructive, cast iron, fruitful, cardinal, sanative, hale, fit as a fiddle, beefiest, good, cautious, dyed in grain.

Healthier zıt anlamlı kelimeler, Healthier kelime anlamı

Worse : Daha hasta. Kötü. Daha da kötüsü. Daha fena. Daha çok. Daha kötü. Daha kötüsü. Beter. Beteri. Daha kötü şey.