Hearable türkçesi Hearable nedir

  • Duyulan.
  • Duyulabilen.
  • İşitilebilir.
  • Duyulabilir.

Hearable ingilizcede ne demek, Hearable nerede nasıl kullanılır?

Hear a case : Muhakeme etmek. Davaya bakmak.

Hear a pin drop : Sinek uçsa duymak.

Hear a shot : Silah sesi işitmek.

Hear about : Haberi olmak. Duymak. Bilmek. Haberdar olmak. Haberini almak.

Hear evidence : Tanığı dinlemek. Şahidi dinlemek.

Hear the grass grow : Ukala olmak. Bilmişlik etmek.

Firstly hear : Önce dinleme.

Hear of : Öğrenmek. Bilmek. Hakkında bilgisi olmak. Haberi olmak. Bahsini işitmek. (adını) duymak. Duymak.

I will not hear of it : Bunu dinlemeyi itiraz ediyorum. Bunu duymak istemiyorum.

Hear through the grapevine : Üçüncü kişilerden haber almak. Kulağına çalınmak. Söylenti ve dedikodular hakkında bilgi edinmek. Kulağına gelmek. Üçüncü kişilerden bilgi almak.

İngilizce Hearable Türkçe anlamı, Hearable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clunky : Aksi. Külfetli. Elverişsiz. Hantal. Kullanışsız. Sakar. Ağır.

Audibility : İşitirlilik. İşitilebilirlik. Odibilite. Duyulabilirlik. İşitirlik. İşitilirlik. Duyulabilme.

Sonic : Ses. Ses dalgaları ile ilgili. Sesle ilgili. Ses dalgası. Ses dalgalarıyla ilgili. Sonik.

 

Earwitness : Kulak misafiri.

Sounding : Sondaj. Tınlayan. Öten. Ses getirici. Tantanalı. İskandil. Yankılanan. Şatafatlı. Çınlayan. Tınlama.

Perceptible : Sezilebilir. Farkedilebilir. Somut. Anlaşılır. Algılanabilir. Duyulur. Görülebilir. Farkedilebilen. Duyuş.

Audible : Duyulur. Sesli. İşitilir. Akustik.

Loud : Be.yüksek sesle. Sesli. Yüksek sesli. Gürültülü. Cart (renk). Yüksek sesle. Cırtlak. Kaba. Patırtılı. Gürültüyle.

Audibles : Akustik. İşitilir. Sesli. Duyulur.

Hearable synonyms : audibleness.

Hearable zıt anlamlı kelimeler, Hearable kelime anlamı

Inaudibility : İşitilemeyiş. Duyulmazlık. İşitilmezlik. Duyulamama.

Imperceptible : Görülmez. Hissedilemez. Farkedilemez. Seçilmez. Sezilemez. Algılanamaz. Görülemez. Duyulmaz. Duyumsanamaz. Farkedilmez.

Soft : Sevecen. Kolay. Müşfik. Asude. Görüntünün karanlık bölümlerinden aydınlık bölümlerine geçişin keskin olmaması, sertlik ile yavanlık arası. Aptal. Tatlı. Fazla hoşgörülü. Sulu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Hearable antonyms : inaudible.