Heddles türkçesi Heddles nedir

  • Gücü takımları.

Heddles ingilizcede ne demek, Heddles nerede nasıl kullanılır?

Heddle : Gücü.

Bloodshedder : Kan dökmüş olan. Katil. Kan döken. Kanlı katil. Katliamcı. Eli kanlı. Eli kanlı katil.

Bloodshedding : Kıyım. Kan dökme. Cinayet. Katliam.

Cheddar : Bir tür kaşar peyniri. İngiltere'de yapılan bir tür peynir. Çedar peyniri. Çedar bir çeşit peynir. Çedar.

Cheddar cheese : Cheddar peyniri. Doğal bir renk maddesi olan anotto boyasıyla üretilen, genellikle silindir biçiminde, turuncu renkte, sert ingiliz peyniri. Çedar peyniri.

Shedders : Tüy döken kimse. Akıtan. Değiştiren kimse (deri, saç, kürk, vb.). Döken.

Hed : Radyasyon ölçüm birimi, derideki kızarıklık derecesine göre radyasyon miktarını belirleyen ölçüm biçimi. Hed.

Cheddars : Çedar. Çedar peyniri. Bir tür kaşar peyniri. İngiltere'de yapılan bir tür peynir. Çedar bir çeşit peynir.

Shedding : Çıkarıp atma. Atma. Dökme. Iskartaya çıkarma. Dökme (göz yaşı vb). Kaldırma. Dökülme. Atıp kurtulma. Değiştirme. Ağızlık.

Hedge : Etrafını çevirmek. Engel. Çit ile çevirmek. Kısıtlamak. Çevirmek. Yatırım. Engelleme. Kaçamak yanıt vermek. Garantiye almak.

İngilizce Heddles Türkçe anlamı, Heddles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heddles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Heed : Önem vermek. Dikkat. Dinlemek. Önem. Önemsiyor olmak. Sakınmak. Önemsemek. Aldırmak. Kulak asmak. Kulak vermek.

Flock : Cemaat. Sürümek. (sürü) toplanmak. Sürü halinde toplanmak. Yün yumağı. Yün kırpıntısı. Sürü. Yün tozu. Tiftiklenmiş yünle kaplamak. Üşüşmek.

Regard : Hesaba katmak. Gözü ile bakmak. İlgi. Bakmak. Göz önüne almak. Önemseme. Ait olmak. Kulak asmak. Aldırış. Takdir etmek.

Cluster : Küme. Toplamak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kümelemek. Bir araya gelmek. Kluster. Türküm. Demet. Kümelenmek. Bir araya getirmek.

Careless : Dikkatsiz. Bilgisiz. Gafil. Lakayt. Aldırışsız. Kaygısız. Tasasız. İlgisiz. Umursamaz. İhmalkar.

Attentiveness : Dikkat. Dikkatlilik. Hizmete hazır olma. Naziklik. Nezaket. İncelik.

Regardless : Dikkatsiz. Karamazdan. Ne olursa olsun. Herşeye rağmen. Önem vermeden. Aldırmadan. Umursamayarak. Kayıtsız. Mutlaka. Her şeye rağmen.

Unheeding : Dikkatsiz. Önemsemeyen. Aldırışsız. Umursamayan. İhmal eden.

Indifferent : Aldırışsız. Önemsiz. Şöyle böyle. Kötü. Orta. Vasat. Berbat. Kayıtsız. Umursamaz. Umursamayan.

Clump : İndirmek. Kümeye eklemek. Grup. Sert adım sesi. Ağır adımlarla yürümek. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Küme. Kümelemek. Yığın. Tok ses.

Heddles synonyms : huddle together, constellate, paying attention, deaf.

Heddles zıt anlamlı kelimeler, Heddles kelime anlamı

Inattentiveness : Savrukluk. Dikkatsizlik. Dalgınlık.

Heedful : İhtiyatlı. Basiret sahibi. Basiretli. Dikkatli. Özenli. İhtiyat sahibi.

Headed : Başlı. Antetli. Kelleli. Kelle bağlamış. Başsız. Başlıklı. Sorumlusu olan.