Held ball türkçesi Held ball nedir

  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Karşı takımlardan iki oyuncunun, aynı anda topu sıkıca tutarak paylaşamamaları ve topun ikisinin elleri arasında kalışı. bu durumda hakem bu iki oyuncu arasında hava atışı yapar.
  • Tutulmuş top.

Held ball ingilizcede ne demek, Held ball nerede nasıl kullanılır?

Held : Karara bağlamak. Devam etmek. Tıkamak. Tutmak. Almak. Gözaltına almak. El koymak. Dayanmak. Kavramak. Alıkoymak.

Ball : Küre. Top yapmak. Top mermisi. Balo yapmak. Yumak yapmak. Gülle. Balo. İlaç (at). Top oyunu. Yuvarcık.

American football : Amerikan futbolu.

Association football : Futbol.

B ball : (gayriresmi) karşı karşıya olan iki takımın rakip takımın potasına topu sokarak sayı elde etmeye çalıştığı top oyunu. Basketbol.

Bald as a billiard ball : Tamamen kel. Tamamen saçsız. Bilardo topu gibi kel.

İngilizce Held ball Türkçe anlamı, Held ball eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Held ball ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bordered zone : Dip çizgileri, serbest atış çizgileri ve dip çizgilerinin orta noktalarına 3 metre uzaklıktan başlayıp, bu çizgilerle serbest atış çizgilerini birleştiren çizgilerin sınırladığı alan. Sınırlı bölge.

Bounce pass : Yere çarptırılarak verilen pas. Yerden pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması. Zıplatarak aktarma. Baunspas dediğimiz. Yerden sektirilerek atılan pas.

 

Centre point on side lines : Oyun alanını ortadan iki eşit bölgeye ayıran çizgi. Orta çentik.

Backboard : Arkalık. Aynalık. Çalışma duvarı. Arka tahtası. Bir ağ takılı olan pano. Çarpma tahtası. Pota (basketbol oyununda kullanılır). Pota. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir.

Drag dribble : Alçak top sürme. Topu, yerden az bir yükseklikte zıplatarak götürme.

Double foul : Karşı takımlardan iki oyuncunun aynı anda ve karşılıklı olarak birbirlerine yaptıkları kural dışı hareketten doğan ceza. İki rakip oyuncunun aynı zaman diliminde karşılıklı faul yapması. Çifte sapkı.

Basket : Sayı. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet. Balon sepeti. Sepetlemek. Pota. Basketbol çemberi. Sele. Zembil.

 

Charged time out : Hakem ya da bir çalıştırıcı tarafından ara almak için yapılan işarettir. yere koşut olan sağ elin parmakları altına sol el işaret parmağının dikey olarak konulmasıyla gösterilir. Ara işareti.

Border lines : Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Kenar çizgisi. Sınır hattı. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Sınır çizgisi. Kenarlık çizgileri. Sınır çizgileri.

End lines : Dip çizgiler. Oyun alanının çember yönüne rastlayan sınırını belli eden karşılıklı çizgiler. Dip çizgisi.

Held ball synonyms : dead ball, back court, basketball, double hand pass, dead bali, act of throwing goal.