Hewing türkçesi Hewing nedir

Hewing ile ilgili cümleler

English: Ali is chewing gum.
Turkish: Ali sakız çiğniyor.

English: Ali is chewing his fingernails.
Turkish: Ali tırnaklarını çiğniyor.

English: Ali is chewing on a toothpick.
Turkish: Ali bir kürdan çiğniyor.

English: "Did you see my cat?" "No." "Liar, you're still chewing!"
Turkish: "Kedimi gördün mü?" "Hayır." "Yalancı, hala çiğniyorsun!"

English: Ali is chewing bubble gum.
Turkish: Ali balonlu sakız çiğniyor.

Hewing ingilizcede ne demek, Hewing nerede nasıl kullanılır?

Chewing : Çiğneyici. (besin) çiğneme. Çiğneme. Besinin iyice küçük parçalara ayrılması için çiğnenmesi. mastikasyon.

Chewing gum : Ciklet. Çiklet. Sakız.

Chewing gum pack : Çiğnemek için sakız parçaları içeren paket. Sakız paketi.

Chewing lice : Tüy bitleri. Çiğneyici bitler. Yabani kuşlarda, kümes hayvanlarında, evcil ve yabani memelilerde parazitlenen, amblycera ve ıschnocera olmak üzere iki alt takımı bulunan böcek alt takımı. bu türler deri üzerideki yapağı, saç ve kılların keratin yapıları ve dermal sızıntıyla beslenirler, çiğneyici bitler, ısırıcı bitler, yapağı bitleri, mallophaga.

Chewing tabacco : Çiğneme tütünü.

Eschewing : Çekinme. Uzak durma. İçtinap etme. Kaçınma. Bir kimseden kaçınma. Sakınmak. Sakınma. Kaçınmak.

 

Chewink : Kuzey amerika'nın doğusunda towhee (bir kuş türü).

Chewing the cud : Geviş.

Chewinggum : Sakız. Çiklet. Ciklet.

Shewing : Sergilemek. Gösterme. Sunmak. Sunma. Sergileme. Göstermek.

İngilizce Hewing Türkçe anlamı, Hewing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hewing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Animation : Canlandırma. Canlılık. Hareket. Canlılık, hayatiyet. Ruh. Yaşam. Animasyon. Heyecan. Çizgi film yapma. Şevk.

Barge : Ev gib kullanılan duba. Dalmak. Mavna. Saltanat kayığı. Yüzen ev. Salapurya. Mavna ile taşımak. Karışmak. Toslamak.

Barged : Çarpmak. Mavna ile taşımak. Dalmak. Mavna. Ev gib kullanılan duba. Karışmak. Toslamak. İçeriye paldır küldür girmek. Duba.

Arrest : Yakalamak. Götürmek. Tevkif etmek. Çekmek. Varan kimse. Arrest. Önünü almak. Tutuklama. Dikkatini çekmek.

Abandon : Yüzüstü bırakmak. Terk etmek. Boşlamak. Viran hale getirmek. Koyup gitmek. Tehire salmak. Çıkıp gitmek. Bırakmak.

Kerf : Kertik. Kesik. Testere ile yapılan çentik. Kesme. Kesilmiş bir parça. Balta vb ile yapılan kanal. Kertmek. Çentik.

Living : Yaşam tarzı. Geçinme. Yaşantı. Yaşama. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Yaşam standardı. Canlı. Yaşayan. Geçerli.

Jags : İçki alemi. Sarhoşluk. Sarhoş eden içki. Sivri uçlu kaya. Diş diş etmek. Viraj. Çentik. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. Diş. Çentik yapmak.

Eternity : Öncesizlik-sonrasızlık. Ahiret. Sonsuzluk. Sonrasızlık. Ebediyet. Ölümsüzlük. Ebedilik.

 

Hewing synonyms : beingness, possibleness, timeless existence, existent, preexistence, cut down with an axe, disrupting, actuality, hews, chop, assuages, cleaves, amputates, cleft, fine down, chipped, breaching, chiseling, block, clove, chisel, chip, transcendency, amputate, dag, axe, abridge, hew, amputating, chisels, faired, cleave, breach.

Hewing zıt anlamlı kelimeler, Hewing kelime anlamı

Nonbeing : Olmama. Hiçlik. Var olmama. Var olmayan bir şey.

Absence : İşe gelmeme. Devamsızlık. Kaybolma. İşçilerin işe gelememesi. Yitiklik. Dalgınlık. Olmayış. Yokluk. Gıyap. Bulunmayış.

Nonexistent : Varolmayan. Doğada tükenmiş. Var olmayan. Yok.

Hewing antonyms : existent, impossibility, nonexistence, stay in place.