Hge türkçesi Hge nedir

  • İnsanların granulositik erlişhiozisi.
  • Amerika birleşik devletleri ve avrupa’da insanlara ıxodes cinsi kenelerle taşınan ehrlichia equi ve e. phagocytophila’nın neden olduğu grip benzeri belirtilerle seyreden bazen ölümcül olabilen hastalık.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

İngilizce Hge Türkçe anlamı, Hge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Golden age : Altın çağ. Asr-ı saadet. Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin). Huzur ve mutluluk dönemi.

Abdomen : Karnın altı. Abdomen. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde).

 

Era : Dönem. Devir. Tarih başlangıcı. Tarih. Gökbilim olaylarına ve kanunlarına dayanarak yapılan zaman hesabı. Çığır. Tarih hesabı. Çağ. Zaman. Asır.

Property : Nitelik. Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler. Sahne donatımı. Özelge. Bir oyun içinde yer alan eşya (bk. donatım.). Sahiplik. Eşya. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Durağan değer. Sahne eşyaları.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

 

Bone age : Kemik yaşı.

Hge synonyms : jazz age, historic period, gestational age, youngness, fetal age, new, abdominal pain, a band, old, antiquity, epoch, human granulocytic ehrlichiosis, history, abdominal distention, a c deformity, chronological age, abaxial, immature, young, mature, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, abamectin, a dna, mental age, fertilization age, newness, developmental age, oldness, turn of the century, reign.

Hge zıt anlamlı kelimeler, Hge kelime anlamı

Old : Yaşlı. Önceki. Köhne. İhtiyar. Eskimiş. Deneyimli. Pişkin. Eski zamanlar. Eski. İhtiyarlamak.

Young : Hayvan yavrusu. Yeni. Yavru. (hayvan) yavru. Gençler. Döl. Küçük. Gençlik. Genç. Taze.

Mature : Olgun. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Vadesi gelmiş. Kemale ermiş. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Tekamül etmek. Tekemmül etmek. Pişmek. Matür. Tamam.

Hge antonyms : youngness, oldness, immature, small, little.