Era türkçesi Era nedir

  • Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Çağ.
  • Zaman.
  • Devir.
  • Gökbilim olaylarına ve kanunlarına dayanarak yapılan zaman hesabı.
  • Asır.
  • Dönem.
  • Çığır.
  • Tarih başlangıcı.
  • Bir dizge katmanlarının oluştuğu zaman süresi.
  • Tarih.
  • Tarih hesabı.

Era ile ilgili cümleler

English: In the era of email, I'm so happy when a friend sends me a real letter.
Turkish: E-mail çağında, bir arkadaş bana gerçek bir mektup gönderdiğinde çok mutlu olurum.

English: A samurai in the Edo era carried two swords.
Turkish: Edo Döneminde bir ​​samuray iki kılıç taşıdı.

English: It was an era of lawlessness.
Turkish: Bu bir hukuksuzluk çağıydı.

English: The Medieval Era gave way to the Renaissance.
Turkish: Orta çağ Rönesansa yol açtı.

English: The end of the era of petroleum is in sight.
Turkish: Ham petrol çağının sonu görünümde.

Era ingilizcede ne demek, Era nerede nasıl kullanılır?

Japanese era name : Japonya'da yılları saymak için kullanılan ortak takvim çerçevesi. Japon devri ismi. Nengo (yıl ismi).

Before the common era : İsa'dan önce. Bce. İsa peygamberin doğumundan önce. Miladi takvimden önce. Hıristiyanlık döneminden önce.

Cainozoic era : Senozoyik dönem. En yeni jeolojik dönem.

Cenozoic era : Senozoik devir. Senozoik dönem. Senozoik çağ. En yeni jeolojik devir.

 

Christian era : İsa peygamberin doğumu ile başlayan ve bugün batı'da kullanılan yıl sayımı. Miladi tarih. Miladi takvim. Tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu.

Jura era : Jura dönemi. Jeolojik dönem. Yeryüzü 'nün yerkabuğunun oluştuğu dönem.

Geological era : Jeolojik devir. Jeolojik dönemi iki veya daha fazla döneme bölme.

Julian era : Roma devlet adamı julius caesar'ın, isa'nın doğuşundan 46 yıl önce mısır'dan alıp düzenlediği güneş yılı takvimi. Jüliyen günbiliği. Jülyen dönemi.

First constitutional era : Birinci meşrutiyet dönemi.

Mark an era : Çığır açmak.

İngilizce Era Türkçe anlamı, Era eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Era ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Siecle : Yüzyıl. Asır (fransızca).

Failure recovery : Aksaklığı giderme. Arızayı onarma. Arızadan kurtarma.

Run : Çalışmak. Yayınlamak. Kaçakçılığını yapmak. Aday olmak. Yürürlükte olmak. Sızmak. Adaylığını koymak. Koşu. Uzanmak. Geçerli olmak.

Reigned : Sultanlık. Saltanat. Hükümdarlık dönemi. Egemen olmak. Hüküm sürmek. Saltanat sürmek. Saltanat devri. Padişahlık.

Eon : Sonsuzluk. Ebediyet. Çok uzun zaman. Evrenin yaşı. Çok uzun veya sonsuz zaman.

 

Geological era : Jeolojik dönemi iki veya daha fazla döneme bölme. Jeolojik devir.

History : Gelişim aşmaları. Kayıtlar. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Geçmiş. Tarihçe. Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders. Hikaye. Öykü.

Cycle : Tur. Bisiklet. Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. Yapıştırmak. Seri. Bisiklet sürmek. Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın reel büyüme eğilimi (uzun dönem büyüme hızı-ortalama büyüme hızı) etrafında birbirini izleyen daralma, dip, yükselme, patlama gibi aşamalardan geçtiği ve her aşamanın bir sonraki aşamayı oluşturacak dinamikleri içerdiği ve etkilediği süreç. Bir dizgede oluşan ya da bir dizgenin oluşturduğu bir dizi değişikliğin her biri. (her çevrim sonunda bu değişiklik başlangıç noktasına döner. örneğin bir dalgalı akımda, en büyük pozitif akımdan en büyük negatif akıma ya da bunun tersine gidiş bir çevrimdir. bir dalgalı akımın yinelenimi, saniyedeki çevrim sayısına eşittir). (özellikle) bir elektromıknatıs dalganın tam bir salınımı; bu durumda, çevrim, radyo yineleniminin temel birimidir (kilosikl =1.000 sikl, gigasikl =1.000 megasikl. yinelenimler genellikle saniyede çevrim (c/s) ya da hertz olarak belirtilir). Dizi.

Storying : Bina katı. Efsane. Yalan. Hikaye. Kıtır. Masal. Anlatı. Rivayet.

Circulation : Devretme. Sirkülasyon. Mal, para, çek, bono gibi değerlerin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Dağıtım. Sürüm. Bir sıvının, kanın ya da sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. sirkülasyon. Tiraj. Deveran. Ödünç verme. Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon.

Era synonyms : time period, modern era, geological time, geologic time, period of time, historic period, geological period, any time, mileages, set, day, the times, bouts, assignments, sessions, fourth dimension, circumvolution, annals, circulations, centennials, centenaries, reign, mileage, periods, age, durations, duration, assignations, session, circulating, bout, chronicled, semesters.

Era ingilizce tanımı, definition of Era

Era kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fixed point of time, usually an epoch, from which a series of years is reckoned.