Hiatuses türkçesi Hiatuses nedir

Hiatuses ingilizcede ne demek, Hiatuses nerede nasıl kullanılır?

Hiatus aorticus : Hiyatus aortikus. Aorta yarığı.

Hiatus esophageus : Diyafragmada n. vagus ile özofagusun geçmesine yarayan delik. Hiyatus özofageus.

Hiatus maxillaris : Hiyatus maksillaris. Sinus maxillaris'in mediyal duvarındaki büyük delik.

On hiatus : Mola verilmiş. Ara verilmiş.

Structural stratigraphical hiatus : Yapısal katman eksikliği. Tortul sıralar arasındaki bir katmanın, kıvrılma sırasında ezilip incelmesi ya da ortadan kalkması yüzünden ileri gelen eksiklik.

Branchiate : Solungaçlı.

Brachiation : Bölünme işlemi. Dallandırma süreci. Dağılma süreci. Dallanıp budaklanma. Dallanıp budaklanma işlemi. Dallanma süreci. Dallanıp budaklandırma işlemi.

Hiatus : Kesintili ünsüz. Fasıla. Delik, yarık. Hiyatus. Ses boşluğu. Ünlü ile biten bir kelimenin son sesi ile ünlü ile başlayan bir kelimenin ön sesinin yanyana gelmesi veya türetme ve ekleme durumlarında ve dilimize girmiş yabancı kelimelerde iki ünlünün karşılaşması olayı. türkçe yanyana çift ünlülere elverişli bir dil olmadığından ünlü çarpışmasını önlemek için ya araya bağlama görevi yüklenen bir koruyucu y ünsüzü getirilir, yahut da ünlülerden biri düşer: ne asıl > nasıl? ne edeyim? > nideyim? ne ise > ne-y-i-se > neyse, faide > fāide > fayda, physiologic > fizyoloji, gece idi > gece-y-idi > geceydi, yürü-y-üş > yürüyüş, oyna-y-an > oynayan, oku-y-acak > okuyacak vb. Boş yer. Tenafür. Açıklık. Ünlü ile biten kelime kök ve gövdeleri ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında veya ünlü ile başlayan başka bir kelimeyle birleştiklerinde iki ünlü arasında oluşan ses boşluğu: anla-y-an, dinle-y-en; okulda-y-ım, yanında-y-ım; tatlı-y-dı (<tatlı idi), vasıtası-y-la (<vasıtası ile), kendisi-y-le (<kendisi ile), ne-y-se (<ne ise); eski-y-ince, başla-y-ayım, bahçede-y-ken (<bahçede iken), sakla-y-acak, başla-y-ıp, geldi-y-se (< geldi ise) vb.

 

Hiatal hernia : Karın iç organlarının diaframdan göğüs boşluğuna girmesi. Midenin bir kısmının göğüs kafesine çıkması. Hiyatus hernisi. Karın bölgesindeki yemek borusu bölümünün, midenin tümünün veya bir kısmının diyafram üzerindeki hiyatustan göğüs bölgesine geçmesi. alt özofagus sfinkter yetersizliğine ve refluksa yol açar. sığırlarda edinsel megaözofagusla birlikte görülür. Hiyatus fıtkı.

Brachiate : Dalları geniş ve karşılıklı olan.

İngilizce Hiatuses Türkçe anlamı, Hiatuses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hiatuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air gap : Oynama payı. Hava boşluğu. Bir ağın fiziksel olarak diğer yerel ağlardan ve internetten ayrı tutulduğu ağ güvenliği türü (bilgisayar). Temas armatürü ve demir çekirdeğin arasındaki mıknatıslanmış olan mesafe (mekanik). Hava aralığı. Bujide merkez ve yan elektrotlar arasındaki mesafe. Hava açıklığı.

 

Vacancies : Boş oda. Akılsızlık. Tembellik. Dalgınlık. Açık kontenjan. İşsizlik. Bön bön bakış.

Decremented : Azaltma. Azaltma miktarı. Eksilme. Azalım. Azalma. Azaltım. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Zayiat.

Apertures : Delik.

Blankness : İfadesizlik. Şaşkınlık. Anlamsızlık.

Discontinuations : Son verme. Kesilme. Sona erme. Vazgeçme. Devamsızlık. Kesme. Duraklama.

Deficiency : Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğal nedenlerle malın ağırlığında beliren eksilme. açık. varlıklar ile borçlar arasındaki fark. Eksiklik, noksanlık. Yetersizlik. Yoksunluk. Gereksinim. Noksan. Gerilik. Kusur. Noksanlık.

Band : Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Kemer. Bantlamak. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Kuşak. Orkestra. Bant. Mızıka. Çete. Takım.

Backlashed : Ters tepme. Geri tepme. Karşı çıkma. Geri tepmek. Beklenmedik kötü sonuç. Ters tepki. Geriye ani hareket. Laçka. Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı).

Deficiencies : Hesap açığı. Açık. Gerilik. Gereksinim. Eksiklikler. Eksik. Kusur. Noksan. Yoksunluk.

Hiatuses synonyms : interventricular foramen, foramen of monro, monro's foramen, clifts, clefts, defalcations, cessation, defectiveness, daylight, vacant seat, abscission, intermission, backlash, dearth, berths, foramen, break, cleavage, dissonances, cranny, interim, decrementing, ajar, area, deficit, lacunas, comma, deficits, breach, decrement, aperture, broadness, abyss.