High power türkçesi High power nedir

  • Çok güçlü.
  • Yüksek güç.

High power ingilizcede ne demek, High power nerede nasıl kullanılır?

High : Lise. Uçma. Kabarmak. Rekor. Necip. Yüksek. Zirve. Pikap. Büyük vites. Öfkelenmek.

Power : Yeti. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yapma gücü. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Sözü geçerlik. Çıngı. Üs (matematik terimi). Vekalet. Tesir.

High powered : Hızlı. Yüksek kuvvette. Yüksek güçte. Yüksek güçlü. Kuvvetli. Enerjik. Güçlü. Çok güçlü.

High powered money : Rezerv para ile nakit paranın toplamından oluşan parasal büyüklük. rezerv paraya, türkiye cumhuriyet merkez bankasının açık piyasa işlemlerinden  doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle hesaplanan parasal büyüklük. krş. rezerv para 2. Parasal taban.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

High altitude : 10 bin metrenin üzeri. Yüksek rakım. Yüksek irtifa.

İngilizce High power Türkçe anlamı, High power eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concentrated : Dikkatini vermiş. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Yoğunlaşan. Derişik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğun. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğunlaşmış. Konsantre.

 

Concerted : Düzenlenmiş. Ortak. İttifakla karar verilmiş. Sıkı. Uyarlanmış. Kararlaştırılmış. Birlikte yapılmış. Toplu. Birlikte planlanmış.

All powerful : Mutlak güce sahip. Sınırsız gücü olan. Yüce. Her şeye gücü yeten.

As hard as iron : Sağlam. Çok sert.

High powered : Güçlü. Yüksek kuvvette. Yüksek güçlü. Kuvvetli. Hızlı. Yüksek güçte. Enerjik.

Irresistible : Çok kuvvetli. Karşı konulamaz. Dayanılmaz. Çok çekici. İrrezistibl. Karşı konulmaz.