Highwater türkçesi Highwater nedir

Highwater ingilizcede ne demek, Highwater nerede nasıl kullanılır?

Highwater river bed : Geniş tabanlı koyaklarda, akarsuyun kabarma sırasında küçük yatağından iki yana taşarak kapladığı geçici yatak. bk. küçük yatak. Büyük yatak.

Highway : Şose. Ana yol. Ekspres yol. Ana cadde. Otoban. Anayol. Otoyol. Karayolu. Genel yol.

Highwayman : Yol kesici. Soyguncu. Haydut. Eşkiya. Gaspçı. Eşkıya.

Highwaymen : Gaspçı. Yol kesici. Eşkıya. Soyguncu. Eşkiya. Haydut.

Highways : Karayolları. Otoban. Ekspres yol. Anayol. Karayolu. Otoyol.

Electronic highway : Elektronik otoyol. Bilgi otoyolu.

State highway : Karayolu. Devlet karayolu. Otoban. Devlet yolu. Otoyol.

Divided highway : Bölünmüş karayolu. Ayrılmış otoban. Çift yönlü yol. Geliş gidiş yönleri ayrı otoyol.

Belt highway : Çevre yolu.

Data highway : Bilgi otoyolu. Elektronik otoyol.

İngilizce Highwater Türkçe anlamı, Highwater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Highwater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Climaxed : Doruk noktası. Doruğa ulaştırmak. En yüksek dereceye varmak. Doruğa ulaşmak. Orgazma ulaşmak. Zirveye ulaşmak. Dönüm noktası. Giderek artmak. Orgasm olmak.

Neap : On beş günde bir oluşan. On beş günde bir oluşan (gelgit). Onbeş günde bir olan hafif gelgit. Alçak gel-git. On beş günde bir olan hafif gelgit.

 

Apexes : Zirve. Tepe. Viraj ortası. En üst nokta. Günerek. Şahika. Uç. Açı tepesi.

Climaxes : Doruğa ulaşmak. En yüksek dereceye varmak. Dönüm noktası. Doruğa ulaştırmak. Zirveye ulaşmak. Orgasm. Doruk noktası. Giderek artmak. Zirve.

High water : Taşkın. Azami kabarma. Gelgitte suyun en yüksek durumu. Met.

Apex : Viraj ortası. Kıvrım doruğu. Herhangi bir yapının tepe bölgesi. Günerek. En yüksek çekit. Tepe. Zirve. Doruk çizgilerinin en yüksek noktası. Biyoloji, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Apices : Tepe. Şahika. Tepeler. Uçlar. Günerek. Açı tepesi. En üst nokta. Viraj ortası. Uç.

Crest : Dağların ya da tepelerin üst bölümü. Kret. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. (kuşlarda) sorguç. Zirveye ulaşmak. Sorguç. Dorukucu. Dalga tepesi. Taç.

High tide : Zirve. Modası geçmiş. Met. Met hali. Denizin en yüksek olduğu durum. Denizin kabarması. Ay ve güneş'in çekim etkisiyle büyük denizlerde suların yükselmesi, olayı. Gelgitin geli. Kabarma. Met hareketi.

Crests : (kuşlarda) sorguç. İbik. Arma. Sorguç. Sorguç biçiminde yapmak. Kret. Üstten aşmak. Tepe.

Highwater synonyms : direct tide, acme, climaxing, springtide, tide, acmes, coronas, apical, apogees, apogee, corona, neap tide, climax.

Highwater zıt anlamlı kelimeler, Highwater kelime anlamı

Low tide : Gel-gitle oluşan en düşük su seviyesi. Cezir hareketi. Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. Denizin alçalması. Cezir zamanı. Cezir. Cezir hali. Alçalma. Suyun çekilmesi.

Neap tide : Alçalma ile yükselmenin en az olduğu gelgit. Kabarmayla çekilme arasındaki farkın en aza indiği zaman. Küçük gelgit. Ay hilal konumunda iken gözlenen küçük gel-git. Ayın hilal halinde olduğu zamanlarda görünen küçük gel-git. Onbeş günde bir olan hafif gelgit. Gelgit olayının, güneş ve ayın çekim güçlerinin birbirine karşıt oldukları birinci ve ikinci dördün sırasında görülen en küçük çaplı biçimi. bk. büyük gelgit.

 

Springtide : Heyecan. Şiddetli met hareketi. Coşku. Denizin aşırı kabarması. Bahar. İlkbahar.