Hindrance türkçesi Hindrance nedir

Hindrance ile ilgili cümleler

English: I'm just a hindrance.
Turkish: Tam bir ayak bağıyım.

English: If you're not motivated, go back home. You'll just be a hindrance.
Turkish: Motive değilsen hemen eve dön. Sadece bir ayak bağı olacaksın.

Hindrance ingilizcede ne demek, Hindrance nerede nasıl kullanılır?

Be a hindrance : Kösteklemek.

Steric hindrance : Sterik engel. Uzamsal engel. Yapısal engelleme.

Without let or hindrance : Herhangi bir engel olmaksızın. Hiçbir engelle karşılaşmadan.

Hindrances : Engel. Ayak bağı. Handikaplar. Önleme. Engelleme. Mani.

İngilizce Hindrance Türkçe anlamı, Hindrance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hindrance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ditty : Kısa türkü okumak. Küçük şarkı. Kısa ve basit şarkı.

Barraged : Nehir barajı. Bent. Engelleme ateşi. Yaylım ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Yağmur. Soru yağmuruna tutmak. Baraj.

Frustration : Boşuna uğraşma. Sinir bozucu şey. Engellenme. İşini bozma. Hüsran. Hayal kırıklığı. Eziklik. Düş kırıklığı. Set çekilme. Hayal inkisarı.

Deter : Gözünü korkutup vazgeçirmek. Vazgeçirmek. Engellemek. Caydırmak. Alıkoymak. Vazgeçmek. Yıldırmak. Cesaret kırmak.

 

Impediments : Geciktirme. Pelteklik. Engeller. Kekemelik.

Disappointments : Hüsran. Kırgınlık. Sukutu hayal. Düş kırıklığı. Hayal kırıklığına neden olan şey. Hayal kırıklılığı. Ümidi boşa çıkma. Hayal inkisarı. Hayal kırıklığı. Düş kırıklığına uğratan şey.

Detainment : Gözaltı. Geciktirme. Nezarethanede tutma. Alıkoyma.

Bottleneck : Şişe boğazı. Boğum yeri. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Dar boğaz. Daralmış yol. Tıkanıklık. Darboğaz.

Bind : Ciltlemek. Bağlamak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Biraraya getirmek. Engel olmak. Takyit etmek. Birleştirmek. Yapıştırmak. Usandırmak.

Trammeled : Bir tür balık ağı. Bukağı. Gereç. Avlamak. Elipsograf. Güçleştirmek. Engellemek. Tuzağa düşürmek.

Hindrance synonyms : human action, human activity, diriment impediment, prevention, skirter, countercheck, body checking, blocking, coaction, dissuader, albatross, forestallment, baulking, crackdown, hindrances, bodycheck, barricade, avoider, wedlock, disincentive, impedient, baulk, circumventions, crackdowns, barrage, avoiders, deterrence, delayers, embroglio, incommoding, drag, baulks, blocking up.

Hindrance ingilizce tanımı, definition of Hindrance

Hindrance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of hindering, or the state of being hindered.