Hingil nedir, Hingil ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Su kovası.

Perişan: Hastalık beni hingil etti.

Hingil anlamı, kısaca tanımı

Hing : (Çince) Çin edebiyatında, bir olayın doğurduğu fikir çağrışımlarına dayanan şiir türü

Hingildemek : Çocuk söylenerek ve direnerek bir şey istemek. Çocuklar toplanarak kıs kıs gülmek. Beli bükülmüş ihtiyar sendeliyerek yürümek. Acele, tam hazırlanmadan yola çıkmak: Muğla yoluna hemen hingildedi. Hafifçe ağlamak, sızlanmak. İnlemek; hastalık başlangıcı belirtiler göstermek.

Hingildimek : Terbiyesizce davranışlarda bulunmak: Bu kız çok terbiyesiz her gün hingildemeden geri gelmez.

Hingilhicak : Gereksiz eşya.

Hingilim : Yersiz yapılan gürültü, patırtı.

Hingilim atmak : Keyfine göre gezip eğlenmek, fink atmak.

Hingilim şingilim : Bir iş yaparken, bir yere gelirken saygısızca davranmayı anlatır.

Hingilti : İnilti.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Kova : Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.

Etti : İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

Peri : Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Hindistan sıçan piresi anlamı nedir?

İngilizce'de Hindistan sıçan piresi ne demek ? : indian rat flea