Hiponatremi nedir, Hiponatremi ne demek
Hiponatremi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kanda sodyum düzeyinin normalin altına inmesi. Aldosteron hormonu eksikliği en önemli nedenlerindendir.
Teknik terim anlamı:
Kanda sodyum düzeyinin normalin altına inmesi.
Hiponatremi hakkında bilgiler
Hiponatremi bir elektrolit dengesizliği (kandaki tuz dengesizliği) olup, Sodyum'un (Latince'de Natrium) plazmadaki konsantrasyonunun 135 mEq/L'den daha az olmasıdır. Yetişkinlerde meydana gelen hiponatreminin ana sebebi, böbreklerden su emilimini sağlayan hormon olarak da bilinen Antidiüretik Hormon (ADH)'ın fazla olması veya etkisinin sonucudur. Hiponatremi, sıvı fazlalığı veya sodyum azlığı (örneğin kusma ve diyare sebebiyle),veya su alımının atılımından daha fazla oranda olmasıdır. (polidipsi gibi). Hiponatremi sebebi olarak sodyum kaybına ilişkin,gerek olmayan durumlarda bile hiponatremiye doğru ilerleyen kayıpları da kaydetmek önemlidir. Bu hususta,sodyum kaybı sonucunda hiponatremi meydana gelmesi, kaybın bir sonucu olarak, yetersiz sodyum alımı anlamına gelmez. Daha doğrusu, sodyum kaybı hipovolemi ye sebep olur. ADH geri emilim uyarısının sonucu, kan sulanmış ve hiponatremi gözlenmiş olur. Ayrıca birde Psödohiponatremi görülebilir. Ayrıca başka materiyaller serum ve çözünmüş sodyum miktarını yükselebilir (örneğin hiperglisemi) Hiponatremi teşhisi çoğunlula klinik muayene, kan ve idrar testi sonuçlarına bağlıdır. Tedavi sebebe göre (örneğin Addison Hastalığı'nda kortikosteroid tedavisi), veya su alımının kıstılanmasıyla, diüretik kullanımıyla yapılır. Sıvı elektrolit dengesinin düzenlenmesi, kontrollü olarak yapılmalıdır. Aksi taktirde kalp yetmezliği, irreservibl beyin lezyonları gelişebilir.
Hiponatremi kısaca anlamı, tanımı
Hipo : ClO- içeren bileşik. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, Na2 S2 O3 . 5H2 O) ya da eriyiği. Alt, altında. Az, noksan
Hipon : 118 atom numaralı kuramsal asalgaz.
Antidiüretik hormon : Memelilerde hipofizin nöral lobundan salgılanarak nörosekresyon granülleri hâlinde depolanan ve böbreklerde suyun tutulmasını sağlayarak, vücuttaki su dengesini ayarlayan, kan basıncının ayarlanmasında da görev alan bir hormon. Vazopressin. Böbreklerden suyun geri emilmesini sağlayarak vücuttaki su dengesini ayarlayan, kan basıncının düzenlenmesinde de görev alan ve hipofizin nöral lobundan salgılanan bir hormon, vazopressin. Memelilerde hipotalamusta bulunan salgı yapan sinir hücreleri tarafından sentezlenip hipofizin arka lobundan salınan, önemli etkisi böbreklerin idrar toplama kanalı hücrelerinden suyun geri emilimini sağlayan, yüksek dozlarda kan damarlarında daralmaya yol açarak kan basıncını yükselten ve kan ozmotik basıncının artması salınımını artıran, kısmen oksitosin benzeri etkiye de sahip peptit yapılı bir hormon, vazopressin, adiüretin, pitiütrin, ADH, VP.
Elektrolit dengesi : Hücre içi ve dışı sıvılarında madensel iyonların uygun yoğunlukta bulunması.
Addison hastalığı : Böbrek üstü bezlerinden kortikosteroitlerin hiç salgılanmaması ya da az salgılanması sebebiyle deri pigmentasyonunun arttığı bir hastalık.
Kalp yetmezliği : Kalbin kanı pompalama yeteneğinin kaybolması, dokulara yeterli kan ve oksijenin gitmemesi sonucu oluşan hastalık.
Konsantrasyon : Derişim. Dikkat toplaşımı.
Antidiüretik : İşemeyi engelleyen.
Hiperglisemi : Kanda anormal olarak glikozun artması. Şeker hastalığında olduğu gibi kan şekerinin artışı.
Düzenlenme : Düzenlenmek işi.
Hipovolemi : Hacim azalması. Dolaşan kanda kan hacminin veya plazmanın anormal derecede azalması.
Aldosteron : Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması ve sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki mineral ve tuz dengesini ayarlayan bir steroit hormon. Böbrek üstü bezlerinin korteksinden salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki mineral ve tuz dengesini ayarlayan bir steroit hormon. Böbrek üstü bezi kabuğundan salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması ve sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki elektrolit dengesini ayarlayan bir steroit hormon.
Elektrolit : Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.
Kaydetmek : Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.
Polidipsi : Aşırı ve uzun süren susuzluk hissi, kronik ve aşırı susama. Aşırı su içme.
Diüretik : İdrar yapımını artırıcı. İdrar çıkışını artıran.
Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.
Dengesiz : Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Yetişkin : Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).
Diğer dillerde Hiponatremi anlamı nedir?
İngilizce'de Hiponatremi ne demek ? : hyponatremia

Bu kısımda Hiponatremi nedir? Hiponatremi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hiponatremi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hiponatremi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.